Kurban Hayvanları
Bölümlere Dön
13 Hadis
01
Muvatta # 23/1028
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ فَيْرُوزَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُئِلَ مَاذَا يُتَّقَى مِنَ الضَّحَايَا فَأَشَارَ بِيَدِهِ وَقَالَ ‏"‏ أَرْبَعًا ‏"‏ ‏.‏ وَكَانَ الْبَرَاءُ يُشِيرُ بِيَدِهِ وَيَقُولُ يَدِي أَقْصَرُ مِنْ يَدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ الْعَرْجَاءُ الْبَيِّنُ ظَلْعُهَا وَالْعَوْرَاءُ الْبَيِّنُ عَوَرُهَا وَالْمَرِيضَةُ الْبَيِّنُ مَرَضُهَا وَالْعَجْفَاءُ الَّتِي لاَ تُنْقِي ‏"‏ ‏.‏
Bera' b. Azib (r.a)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Kurbanlık hayvan seçerken nelere dikkat edilmelidir?" diye soruldu. O da eliyle işaret ederek şöyle buyurdu: "Dört şeyden -Bera bunu anlatırken eliyle işaret ediyor ve benim elim Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın elinden kısadır diyordu- sonra sözüne şöyle devam etti: " 1- Herkes tarafından bilinebilecek şekilde topal olmayacak, 2- Belli olacak şekilde gözleri kör olmayacak, 3- İlk bakışta hasta olduğu belli olacak şekilde ağır hasta olmayacak, 4- Yürüyemeyecek şekilde zayıf olmayacak." (Sadece İmam-! Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
02
Muvatta # 23/1029
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يَتَّقِي مِنَ الضَّحَايَا وَالْبُدْنِ الَّتِي لَمْ تُسِنَّ وَالَّتِي نَقَصَ مِنْ خَلْقِهَا ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ وَهَذَا أَحَبُّ مَا سَمِعْتُ إِلَىَّ ‏.‏
Nafi' (r.a)'den rivayete göre, Abdullah b. Ömer kurbanlık hayvanların yaşlarına ve yaradılıştan eksik olmamalarına özen gösterirdi. (Sadece İmam-! Malik'in Muvatta'ında geçmektedir.) * Malik: "Bu konuda işittiğim en güzel davranış budur
03
Muvatta # 23/1030
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، ضَحَّى مَرَّةً بِالْمَدِينَةِ ‏.‏ قَالَ نَافِعٌ فَأَمَرَنِي أَنْ أَشْتَرِيَ لَهُ كَبْشًا فَحِيلاً أَقْرَنَ ثُمَّ أَذْبَحَهُ يَوْمَ الأَضْحَى فِي مُصَلَّى النَّاسِ ‏.‏ قَالَ نَافِعٌ فَفَعَلْتُ ثُمَّ حُمِلَ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فَحَلَقَ رَأْسَهُ حِينَ ذُبِحَ الْكَبْشُ وَكَانَ مَرِيضًا لَمْ يَشْهَدِ الْعِيدَ مَعَ النَّاسِ ‏.‏ قَالَ نَافِعٌ وَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ يَقُولُ لَيْسَ حِلاَقُ الرَّأْسِ بِوَاجِبٍ عَلَى مَنْ ضَحَّى ‏.‏ وَقَدْ فَعَلَهُ ابْنُ عُمَرَ ‏.‏
Nafi' (r.a)'den rivayete göre, Abdullah b. Ömer bir defa. Medine'de kurban kesmişti. Nafi' diyor ki: "Bana boynuzları çıkmış bir koç satın almamı sonra onu kurban bayramı günü halkın namaz için toplandığı yerde kesmemi emretti. Nafi' diyor ki: "Ben de aynen yaptım sonra koç kendisine götürüldü. Kurban kesildiğinde başını tıraş etti. Hasta olduğu için bayram namazında bulunamadı. Nafi' diyor ki: "Abdullah b. Ömer şöyle derdi: "Kurban kesenin saçını tıraş etmesi gerekmez. Halbuki kendisi böyle yapmıştı" (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektediL)
04
Muvatta # 23/1031
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ أَبَا بُرْدَةَ بْنَ نِيَارٍ، ذَبَحَ ضَحِيَّتَهُ قَبْلَ أَنْ يَذْبَحَ، رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الأَضْحَى فَزَعَمَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَهُ أَنْ يَعُودَ بِضَحِيَّةٍ أُخْرَى ‏.‏ قَالَ أَبُو بُرْدَةَ لاَ أَجِدُ إِلاَّ جَذَعًا يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ وَإِنْ لَمْ تَجِدْ إِلاَّ جَذَعًا فَاذْبَحْ ‏"‏ ‏.‏
Buşeyr b. Yesar (r.a.)'dan rivayete göre, Ebu Bürde b. Niyar, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurbanını kesmeden (namazdan önce) kendi kurbanını kesmişti. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine bir kurban daha kesmesini emretti. O da: "Ey Allah'ın Rasulü, bir çepiç var başka bir şey bulamadım" dedi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'de: "Bulamadınsa onu kes" buyurdu. Diğer tahric: Buharı, iydeyn; Müslim, Edahi
05
Muvatta # 23/1032
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ، أَنَّ عُوَيْمِرَ بْنَ أَشْقَرَ، ذَبَحَ ضَحِيَّتَهُ قَبْلَ أَنْ يَغْدُوَ، يَوْمَ الأَضْحَى وَأَنَّهُ ذَكَرَ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَمَرَهُ أَنْ يَعُودَ بِضَحِيَّةٍ أُخْرَى ‏.‏
Abbad b. Temım (r.a.)'den rivayete göre, Uveymir b. Eşkar kurbanını bayram namazından çıkılmadan kesmişti ve durumu Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatınca o da başka bir kurban daha kesmesini emretti." Diğer tahric: İbn-i Mace, Edahi
06
Muvatta # 23/1033
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ الْمَكِّيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ أَكْلِ لُحُومِ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ ثُمَّ قَالَ بَعْدُ ‏ "‏ كُلُوا وَتَصَدَّقُوا وَتَزَوَّدُوا وَادَّخِرُوا ‏"‏ ‏.‏
Cabir b. Abdullah r.a.'dan rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurban etlerinin üç günden sonra yenmesini yasak etmişti. Daha sonraları da şöyle buyurmuştu: "Yiyiniz, tasadduk ediniz, azık yapınız ve muhafaza ederek sonraları yiyiniz." Diğer tahric: Müslim, Edahi
07
Muvatta # 23/1034
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ وَاقِدٍ، أَنَّهُ قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَكْلِ لُحُومِ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ ‏.‏ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِعَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ فَقَالَتْ صَدَقَ سَمِعْتُ عَائِشَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم تَقُولُ دَفَّ نَاسٌ مِنْ أَهْلِ الْبَادِيَةِ حَضْرَةَ الأَضْحَى فِي زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ ادَّخِرُوا لِثَلاَثٍ وَتَصَدَّقُوا بِمَا بَقِيَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَلَمَّا كَانَ بَعْدَ ذَلِكَ قِيلَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَدْ كَانَ النَّاسُ يَنْتَفِعُونَ بِضَحَايَاهُمْ وَيَجْمِلُونَ مِنْهَا الْوَدَكَ وَيَتَّخِذُونَ مِنْهَا الأَسْقِيَةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ‏"‏ وَمَا ذَلِكَ ‏"‏ ‏.‏ أَوْ كَمَا قَالَ ‏.‏ قَالُوا نَهَيْتَ عَنْ لُحُومِ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثٍ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّمَا نَهَيْتُكُمْ مِنْ أَجْلِ الدَّافَّةِ الَّتِي دَفَّتْ عَلَيْكُمْ فَكُلُوا وَتَصَدَّقُوا وَادَّخِرُوا ‏"‏ ‏.‏
Abdullah b. Vakıd (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurban etlerinin üç günden fazla muhafaza edilmemesini emretmişti. Abdullah b. Ebi Bekir durumu Amre binti Abdurrahman'a sormuş o da şöyle cevap vermiştir: "Aişe' den işittim şöyle diyordu: "Bayram günü çölden bir grup insan Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'a geldi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem o gün Müslümanlara: "Üç günlük yiyeceği niz i muhafaza edebilirsiniz, fazlasını tasadduk ediniz" buyurdu. Aişe diyor ki: "Bundan sonra Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'a Müslümanlar kurban etlerinden faydalanıyorlar, yağlarını eritip onlardan istifade edip, su kabı elde ediyorlar denildi. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ne var bunda?" -veya buna benzer bir ifade kullandı¬buyurdu. Onlarda şöyle dediler: "Kurban etlerinin üç günden fazla saklanmasını yasaklamıştınız." Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "O gün çölden gelen misafirlerin doyurulması için yasaklamıştım, dolayısıyla şimdi o etlerden yiyebilir, tasadduk edebilir, yani Medine'ye gelip giden yolcu misafir ve fakirlere ikram etmek için saklayabilirsiniz." Diğer tahric: Müslim, Edahi
08
Muvatta # 23/1035
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّهُ قَدِمَ مِنْ سَفَرٍ فَقَدَّمَ إِلَيْهِ أَهْلُهُ لَحْمًا ‏.‏ فَقَالَ انْظُرُوا أَنْ يَكُونَ هَذَا مِنْ لُحُومِ الأَضْحَى ‏.‏ فَقَالُوا هُوَ مِنْهَا ‏.‏ فَقَالَ أَبُو سَعِيدٍ أَلَمْ يَكُنْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْهَا فَقَالُوا إِنَّهُ قَدْ كَانَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدَكَ أَمْرٌ ‏.‏ فَخَرَجَ أَبُو سَعِيدٍ فَسَأَلَ عَنْ ذَلِكَ فَأُخْبِرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ نَهَيْتُكُمْ عَنْ لُحُومِ الأَضْحَى بَعْدَ ثَلاَثٍ فَكُلُوا وَتَصَدَّقُوا وَادَّخِرُوا وَنَهَيْتُكُمْ عَنْ الاِنْتِبَاذِ فَانْتَبِذُوا وَكُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ وَنَهَيْتُكُمْ عَنْ زِيَارَةِ الْقُبُورِ فَزُورُوهَا وَلاَ تَقُولُوا هُجْرًا ‏"‏ ‏.‏ يَعْنِي لاَ تَقُولُوا سُوءًا ‏.‏
Ebu Said el Hudri (r.a)'den rivayete göre, kendisi bir yolculuktan dönmüştü ailesi kendisine et ikram etti. O da Bakın! Kurban eti olmasın" dedi. Onlar da: "Evet kurban etidir" dediler. Ebu Saıd te Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem o etlerin günlerce saklanmasını yasak etmemiş miydi?" deyince onlar da: "Evet ama senden sonra muhafaza edebileceğimizi söyledi" dediler. Ebu Saıd çıktı ve durumu soruşturdu ve kendisine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın şöyle buyurduğunu haber verdiler: "Size üç günden fazla kurban etlerini saklamamanızı emretmiştim. Şimdi o etlerden yiyebilir, tasadduk edebilir ve bir kısmını da saklayarak kullanabilirsiniz. İçki kaplarında şıra yapmanızı yasaklamıştım, şimdi yapabilirsiniz. Her sarhoşluk veren içki haramdır. Kabirleri ziyaret etmenizi yasaklamıştım. Şimdi ziyaret edebilirsiniz fakat onlar hakkında kötü sözler söylemeyiniz." (Buharı, Meğazi:)
09
Muvatta # 23/1036
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ الْمَكِّيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ قَالَ نَحَرْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَامَ الْحُدَيْبِيَةِ الْبَدَنَةَ عَنْ سَبْعَةٍ وَالْبَقَرَةَ عَنْ سَبْعَةٍ ‏.‏
Cabir b. Abdullah (r.a)'dan rivayete göre, şöyle demiştir: Hudeybiye anlaşmasının olduğu yıl Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'le beraber yedi kişi adına bir deve yine yedi kişi adına bir sığır kurban kesmiştik." Diğer tahric: Müslim, Hac
10
Muvatta # 23/1037
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ صَيَّادٍ، أَنَّ عَطَاءَ بْنَ يَسَارٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَا أَيُّوبَ الأَنْصَارِيَّ أَخْبَرَهُ قَالَ كُنَّا نُضَحِّي بِالشَّاةِ الْوَاحِدَةِ يَذْبَحُهَا الرَّجُلُ عَنْهُ وَعَنْ أَهْلِ بَيْتِهِ ثُمَّ تَبَاهَى النَّاسُ بَعْدُ فَصَارَتْ مُبَاهَاةً ‏.‏
Ebu Eyyub el Ensari (r.a) şöyle haber vermiştir: "Biz kurban olarak tek koyun keserdik. Kişi bu koyunu hem kendisi adına hem de ailesi adına (yani her ev için bir kurban) keserdi. Sonradan insanlar kurbanı birbirlerine karşı övünme vesilesi haline getirdiler ve bu övünme işi öylece devam etti gitti." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektediL)
11
Muvatta # 23/1038
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّهُ قَالَ مَا نَحَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْهُ وَعَنْ أَهْلِ بَيْتِهِ إِلاَّ بَدَنَةً وَاحِدَةً أَوْ بَقَرَةً وَاحِدَةً ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ لاَ أَدْرِي أَيَّتَهُمَا قَالَ ابْنُ شِهَابٍ ‏.‏
İbn-i Şihab (r.a)'dan rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne kendi adına, ne de ailesi adına deve ve sığırdan başka bir şey kesmemiştir." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir.) * Malik der ki: "Ravi İbn-i Şihab'ın deve mi yoksa sığır mı dediğini bilmiyorum
12
Muvatta # 23/1039
وَحَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، قَالَ الأَضْحَى يَوْمَانِ بَعْدَ يَوْمِ الأَضْحَى ‏.‏ وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، مِثْلُ ذَلِكَ ‏
13
Muvatta # 23/1041
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، لَمْ يَكُنْ يُضَحِّي عَمَّا فِي بَطْنِ الْمَرْأَةِ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ الضَّحِيَّةُ سُنَّةٌ وَلَيْسَتْ بِوَاجِبَةٍ وَلاَ أُحِبُّ لأَحَدٍ مِمَّنْ قَوِيَ عَلَى ثَمَنِهَا أَنْ يَتْرُكَهَا ‏.‏