Köle Azat Etme
Bölümlere Dön
20 Hadis
01
Sünen İbn Mace # 19/2512
Cabir (RA)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ كُهَيْلٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ذصلى الله عليه وسلم بَاعَ الْمُدَبَّرَ ‏.‏
Câbir (bin Abdillah) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müdebber (Yâni âzadlanması sahibinin ölümüne talik edilen) köleyi sattı. AÇIKLAMA LİNKLERİ BİR SONRAKİ SAYFADA (2513’te)
02
Sünen İbn Mace # 19/2513
Câbir b. Abdullah (r.a.)
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ دَبَّرَ رَجُلٌ مِنَّا غُلاَمًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ مَالٌ غَيْرُهُ فَبَاعَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَاشْتَرَاهُ ابْنُ النَّحَّامِ رَجُلٌ مِنْ بَنِي عَدِيٍّ ‏.‏
Câbir bin Abdîllah (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Bizden (Ebû Mezkûr isimli) bir adam (Ben öldükden sonra sen âzadlısm diye) tedbîr akdi suretiyle (Yâkub isminde) bir köleyi âzadladı. Adamın bu köleden başka malı da yoktu. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (âzadlanması sahibinin ölümüne talik edilen) bu köleyi (sahibi hayatta iken) sattı. Benî Adî kabilesinden İbnu'n-Nehhâm (Nuaym) isminde bir adam bu köleyi satın aldı. (Resul-i Ekrem kölenin bedelini sahibine verdi.) EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH: 3955 – 3956 –
03
Sünen İbn Mace # 19/2514
İbn'umar (RA)
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ ظَبْيَانَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ الْمُدَبَّرُ مِنَ الثُّلُثِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ مَاجَهْ سَمِعْتُ عُثْمَانَ - يَعْنِي ابْنَ أَبِي شَيْبَةَ - يَقُولُ هَذَا خَطَأٌ يَعْنِي حَدِيثَ ‏"‏ الْمُدَبَّرُ مِنَ الثُّلُثِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ لَيْسَ لَهُ أَصْلٌ ‏.‏
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Müdebber köle sülüs (yâni sahibinin terekesinin üçte birin) den (olmak üzere geçerli) dir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ali bin Zabyan vardır. Bu raviyi İbn-i Main, Ebü Haşim ve başkası zayıf saymışlardır. İbn-i Main aynı zamanda onu yalanlamıştır. EI-Müzzi de: Şafii bu hadisi Ali bin Zabyan'dan, mevkuf olarak rivayet ederek şöyle demiştir, der: Ali bin Zebyan dedi ki: Ben bu hadisi merfu olarak rivayet ederdim. Sonra arkadaşlarımız: Bu hadis merfu değil, bilakis İbn-i Ömer (r.a.) üzerinde mevkuf'tur, dediler. Ben de bunu mevkuf ettim. Şafii dedi ki: Bu hadisi rivayet eden hafızlar bunu İbn-i Ömer (r.a.) üzerinde durduruyarlar
04
Sünen İbn Mace # 19/2515
İbn Abbas (RA)
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ حُسَيْنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أَيُّمَا رَجُلٍ وَلَدَتْ أَمَتُهُ مِنْهُ فَهِيَ مُعْتَقَةٌ عَنْ دُبُرٍ مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏
(Abdullah) hin Abhâs (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Herhangi bir adamın cariyesi kendisinden olma çocuk doğurursa o câriye o adamın ölümünden sonra âzadlanmış olur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde el-Hüseyn bin Abdillah bin Ubeydillah bin Abbas bulunur. İbnü'l-Medini ve başkası bu raviyi terketmişlerdir. Ebu Hatim ve başkası da bunu zayıf saymışlardır. Buhari de: Bu ravi zındıklıkla itham ediliyordu, demiştir
05
Sünen İbn Mace # 19/2516
İbn Abbas (RA)
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ يَعْنِي النَّهْشَلِيَّ، عَنِ الْحُسَيْنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ ذُكِرَتْ أُمُّ إِبْرَاهِيمَ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ فَقَالَ ‏
"‏ أَعْتَقَهَا وَلَدُهَا ‏"‏ ‏.‏
{Abdullah} bin Abbas (r.a.)'den: Şöyle demiştir; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda (oğlu) İbrahim'in anası (ve Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in cariyesi olan Mâriye) (r.anha)'dan söz edildi. Resul-i Ekrem (Sallalîahu Aleyhi ve Sellem); «Onu, oğlu (İbrahim) âzadladı» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde el-Hüseyn bin Abdillah vardır. Bu ravi'nin durumu demin anlatıldı. (2515'te)
06
Sünen İbn Mace # 19/2517
Cabir bin Abdullah (RA)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ كُنَّا نَبِيعُ سَرَارِينَا وَأُمَّهَاتِ أَوْلاَدِنَا وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِينَا حَىٌّ لاَ نَرَى بِذَلِكَ بَأْسًا ‏.‏
Câbir bin Abdillah (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aramızda, hayatta iken biz, çocuklarımızın anaları olan cariyelerimizi satardık. Bunda bir sakınca görmezdik. Not: Bunun senedinin sahih ve ravilerinin sika zatlar olduğu, Zevaid'de belirtilmiştir
07
Sünen İbn Mace # 19/2518
Ebû Hüreyre (r.a.)
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ ثَلاَثَةٌ كُلُّهُمْ حَقٌّ عَلَى اللَّهِ عَوْنُهُ الْغَازِي فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمُكَاتَبُ الَّذِي يُرِيدُ الأَدَاءَ وَالنَّاكِحُ الَّذِي يُرِيدُ التَّعَفُّفَ ‏"‏ ‏.‏
Ebü Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir; «Üç kişi vardır ki Allah Teâlâ'nın bunların hepsine yardım va'di vardır» Allah yolunda savaşan gazi, (âzadlanması için vermesi gereken parayı - malı) ödemek isteyen mükâteb köle ve nefsini harama girmekten menetmek isteğiyle evlenen adam.»
08
Sünen İbn Mace # 19/2519
Amr İbn Şuayb
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ حَجَّاجٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أَيُّمَا عَبْدٍ كُوتِبَ عَلَى مِائَةِ أُوقِيَّةٍ فَأَدَّاهَا إِلاَّ عَشْرَ أُوقِيَّاتٍ فَهُوَ رَقِيقٌ ‏"‏ ‏.‏
Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin ei-Âs) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Her hangi bir köle ile yüz okka üzerine kitabet akdi yapılır ve köle bunun hepsini ödeyip de yalnız on okka ödememiş ise köleliği devam eder.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Haccııc bin Ertat, tedlisçidir. EBU DAVUD HADİSLERİ: 3926 –
09
Sünen İbn Mace # 19/2520
Ümmü Seleme (RA)
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ نَبْهَانَ، - مَوْلَى أُمِّ سَلَمَةَ - عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّهَا أَخْبَرَتْ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏
"‏ إِذَا كَانَ لإِحْدَاكُنَّ مُكَاتَبٌ وَكَانَ عِنْدَهُ مَا يُؤَدِّي فَلْتَحْتَجِبْ مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏
Ümmü Seleme (r.anha'dan rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Siz (kadınlar) dan birisinin mükâteb bir kölesi olup kölenin ödeyeceği meblâğı (para - malı) olduğu zaman artık kölenin sahibesi (kadın) ondan saklansın (Yâni köle onun odasına girmesin.)» Not: Sindi şöyle demiştir: Beyhaki'nın Şafii'den naklen beyan ettiğine göre bu hadisin ravisi Nebhan olduğu için senedde biraz zayıflık vardır. Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai de rivayet etmiştir. Tirmizi hadisin hasen - sahih olduğunu söylemiştir
10
Sünen İbn Mace # 19/2521
Hişam bin Urve (RA)
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ بَرِيرَةَ أَتَتْهَا وَهِيَ مُكَاتَبَةٌ قَدْ كَاتَبَهَا أَهْلُهَا عَلَى تِسْعِ أَوَاقٍ فَقَالَتْ لَهَا إِنْ شَاءَ أَهْلُكِ عَدَدْتُ لَهُمْ عَدَّةً وَاحِدَةً وَكَانَ الْوَلاَءُ لِي قَالَ فَأَتَتْ أَهْلَهَا فَذَكَرَتْ ذَلِكَ لَهُمْ فَأَبَوْا إِلاَّ أَنْ تَشْتَرِطَ الْوَلاَءَ لَهُمْ فَذَكَرَتْ عَائِشَةُ ذَلِكَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ افْعَلِي ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَخَطَبَ النَّاسَ فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ مَا بَالُ رِجَالٍ يَشْتَرِطُونَ شُرُوطًا لَيْسَتْ فِي كِتَابِ اللَّهِ كُلُّ شَرْطٍ لَيْسَ فِي كِتَابِ اللَّهِ فَهُوَ بَاطِلٌ وَإِنْ كَانَ مِائَةَ شَرْطٍ كِتَابُ اللَّهِ أَحَقُّ وَشَرْطُ اللَّهِ أَوْثَقُ وَالْوَلاَءُ لِمَنْ أَعْتَقَ ‏"‏ ‏.‏
Nebi (s.a.v.)'in eşi Âişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Berire (r.anha), dokuz okka ödemek üzere âzadlanması için efendileriyle kitabet akdini yapan mükâtebe bir câriye iken O'na (yâni Âişe'ye) geldi (Bu meblâğın ödenmesi hususunda ondan yardım diledi.) Âişe, Berîre'ye: Eğer efendilerin arzu ederlerse, velâ hakkı bana ait olmak üzere defaten onlara öderim, dedi. Râvî demiştir ki : Berire efendilerinin yanına giderek durumu onlara anlattı. Fakat onlar kabul etmediler, meğer ki Âişe, Berire'nin velâ hakkını kendilerine şart koşa. Sonra Âişe, bu durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e arz etti. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem),: «Yap » buyurdu. Râvî demiştir ki: Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalktı ve halka karşı bir hutbe irâd buyurdu. Allah'a hamd ve sena ettikten sonra şöyle buyurdu: «Bir takım adamlara ne oluyor ki, onlar Allah'ın kitabında olmayan bir takım şartları şart koşuyorlar. Allah'ın kitabında olmayan her şart, yüz adet şart olsa bile o bâtıldır (geçersizdir). Hak olan, Allah'ın kitabıdır ve kuvvetli olan Allah'ın şartıdır. Velâ hakkı da (köleyi - cariyeyi) âzadlayana aittir.» EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
11
Sünen İbn Mace # 19/2522
Şurahbil bin el-Simt (RA)
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ شُرَحْبِيلَ بْنِ السِّمْطِ، قَالَ قُلْتُ لِكَعْبٍ يَا كَعْبَ بْنَ مُرَّةَ حَدِّثْنَا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاحْذَرْ ‏.‏ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏
"‏ مَنْ أَعْتَقَ امْرَأً مُسْلِمًا كَانَ فِكَاكَهُ مِنَ النَّارِ يُجْزِئُ بِكُلِّ عَظْمٍ مِنْهُ عَظْمٌ مِنْهُ وَمَنْ أَعْتَقَ امْرَأَتَيْنِ مُسْلِمَتَيْنِ كَانَتَا فِكَاكَهُ مِنَ النَّارِ يُجْزِئُ بِكُلِّ عَظْمَيْنِ مِنْهُمَا عَظْمٌ مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏
Ka'b bin Murre (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim buyurdu ki: «(Müslümanlardan) kim, müsiüman bir köleyi âzadlarsa o köle o kimsenin (cehennem) ateş(in)den kurtuluşu olur. Âzadlayanın her kemiği âzadlananın her kemiği yerine geçer. Ve (müslumanlardan) kim, müslüman iki cariyeyi âzadlarsa o iki cariye o kimsenin (cehennem) ateş(in) den kurtuluşu olur. Âzadlayanın her kemiği âzadlanan iki kadın'ın iki kemiği yerine geçer.» Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir. Bunun birer benzerini Buhari, Ebu Hureyre (r.a.)'den, Tirmizi de Ebu Ümame {r.a.)'den rivayet etmişlerdir. Başka rivayetler de vardır
12
Sünen İbn Mace # 19/2523
Ebû Zer el-Gıfârî (r.a.)
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي مُرَاوِحٍ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَىُّ الرِّقَابِ أَفْضَلُ قَالَ ‏
"‏ أَنْفَسُهَا عِنْدَ أَهْلِهَا وَأَغْلاَهَا ثَمَنًا ‏"‏ ‏.‏
Ebu Zar' (r.a.)'den Şöyle demiştir: Ben: Yâ Resûlallah kölelerin ve cariyelerin hangisi(ni âzadlamak) daha faziletli (hayırlı)dır? diye sordum. Buyurdular ki: «Sahibi yanında en nefis (rağbetli) ve pahası en yüksek olan» dır.» Diğer tahric: Bu hadisi Buhari, Müslim ve Nesai de rivayet etmişlerdir
13
Sünen İbn Mace # 19/2524
Samurah bin Jundub (RA)
حَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ مُكْرَمٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ الْبُرْسَانِيُّ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، وَعَاصِمٍ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدُبٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ مَنْ مَلَكَ ذَا رَحِمٍ مَحْرَمٍ فَهُوَ حُرٌّ ‏"‏ ‏.‏
Semûre bin Cündüb (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallaltahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Kim mahremi olan bir yakınına mâlik olursa o yakın (köle - câriye) hürdür.» Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai de rivayet etmişlerdir
14
Sünen İbn Mace # 19/2525
İbn'umar (RA)
حَدَّثَنَا رَاشِدُ بْنُ سَعِيدٍ الرَّمْلِيُّ، وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ الْجَهْمِ الأَنْمَاطِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا ضَمْرَةُ بْنُ رَبِيعَةَ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ مَنْ مَلَكَ ذَا رَحِمٍ مَحْرَمٍ فَهُوَ حُرٌّ ‏"‏ ‏.‏
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim mahremi olan bir yakınına mâlik olursa o yakm (köle - câriye) hürdür.» Not: Bunun senedinde, aleyhinde konuşulan ravinin varlığı Zevaid'de bildirilmiştir
15
Sünen İbn Mace # 19/2526
It was narrated from that Safinah - Abu 'Abdur-Rahman-said
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاوِيَةَ الْجُمَحِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُمْهَانَ، عَنْ سَفِينَةَ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ أَعْتَقَتْنِي أُمُّ سَلَمَةَ وَاشْتَرَطَتْ عَلَىَّ أَنْ أَخْدُمَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مَا عَاشَ ‏.‏
Sefine Ebû Abdirrahmân (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ümmü Seleme (r.anha) beni âzadladı ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellenıî'e yaşadığı sürece hizmet etmemi şart koştu. EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA)
16
Sünen İbn Mace # 19/2527
Ebû Hüreyre (r.a.)
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ النَّضْرِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ نَهِيكٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ مَنْ أَعْتَقَ نَصِيبًا لَهُ فِي مَمْلُوكٍ أَوْ شِقْصًا فَعَلَيْهِ خَلاَصُهُ مِنْ مَالِهِ إِنْ كَانَ لَهُ مَالٌ فَإِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ مَالٌ اسْتُسْعِيَ الْعَبْدُ فِي قِيمَتِهِ غَيْرَ مَشْقُوقٍ عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim bir memlûk (köle) deki hissesini âzadlarsa, (memlûkün kalan hissesine yetecek kadar) o kimsenin malı olduğu takdirde kendi malından onu (kölelikten) kurtarması vâcibtir. Şayet malı yoksa köleye (kalan hissesinin) değerini kazanması için gücü dahilindeki işlerde çalışma teklifi yapılır.» EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH: 3934 — 3935 —
17
Sünen İbn Mace # 19/2529
İbn'umar (RA)
حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي ابْنُ لَهِيعَةَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، جَمِيعًا عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي جَعْفَرٍ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ مَنْ أَعْتَقَ عَبْدًا وَلَهُ مَالٌ فَمَالُ الْعَبْدِ لَهُ إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ السَّيِّدُ مَالَهُ فَيَكُونَ لَهُ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ لَهِيعَةَ إِلاَّ أَنْ يَسْتَثْنِيَهُ السَّيِّدُ ‏.‏
İbn-i Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim kölenin malı varken onu âzadlarsa kölenin malı o kimseyedir. Meğer ki efendi (kölesine) malını vere de böylece mal onun ola.» İbn-i Lehia (kendi rivayetinde) Meğer ki efendi malını vere (yerine) Meğer ki efendi kölenin malını istisna ede» ifâdesini rivayet etmiştir. EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
18
Sünen İbn Mace # 19/2530
İshak bin İbrahim (RA)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْجَرْمِيُّ، حَدَّثَنَا الْمُطَّلِبُ بْنُ زِيَادٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ جَدِّهِ، عُمَيْرٍ - وَهُوَ مَوْلَى ابْنِ مَسْعُودٍ - أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ، قَالَ لَهُ يَا عُمَيْرُ إِنِّي أُعْتِقُكَ عِتْقًا هَنِيئًا إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏
"‏ أَيُّمَا رَجُلٍ أَعْتَقَ غُلاَمًا وَلَمْ يُسَمِّ مَالَهُ فَالْمَالُ لَهُ ‏"‏ ‏.‏ فَأَخْبِرْنِي مَا مَالُكَ ‏.‏

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا الْمُطَّلِبُ بْنُ زِيَادٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْعُودٍ لِجَدِّي فَذَكَرَ نَحْوَهُ ‏.‏
İbn-i Mes'ûd'un âzadlısı Umeyr (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Abdullah (îbn-i Mes'ûd) kendisine: Yâ Umeyr! Şüphesiz ben: seni kolay bir azadlama ile âzadladın, ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Herhangi bir adam bir köleyi âzadlar da o (köle)'nin (elinde bulunan) malına değinmezse o mal o (köle) nindir» buyururken işittim. Artık bana söyle, senin (elinde bulunan) malın ne (kadar)dır. Müellif bu hadîsin kısmen değişik ikinci bir senedle de kendisine intikal ettiğini belirtir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde İshak bin İbrahim el-Mes'udi vardır. Buhari bunun hakkında: Bu ravinin hadisini merfu olarak rivayet etmesi hususunda başka ravi tarafından teyid edilmez, demiştir. İbn-i Adiy de: Bunun yalnız iki adet hadisi vardır, demiştir. Mesleme de onun sika olduğunu söylemiştir. İbn-i Hibban da onu sika zatlar arasında anmıştır. Bu ravinin şeyhi Umeyr'i İbn-i Hibban, sika zatlar arasında anmıştır. Senedde bulunan el-Muttalib bin Ziyad'ı Ahmed, İbn-i Main, el-İcli ve başkaları sika saymışlardır. Senedin kalan ravileri sika zatlardır
19
Sünen İbn Mace # 19/2531
It was narrated from Maimunah bint Sa'd, the freed slave woman of the Prophet (ﷺ) that
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ دُكَيْنٍ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ زَيْدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ أَبِي يَزِيدَ الضِّنِّيِّ، عَنْ مَيْمُونَةَ بِنْتِ سَعْدٍ، - مَوْلاَةِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُئِلَ عَنْ وَلَدِ الزِّنَا فَقَالَ ‏
"‏ نَعْلاَنِ أُجَاهِدُ فِيهِمَا خَيْرٌ مِنْ أَنْ أُعْتِقَ وَلَدَ الزِّنَا ‏"‏ ‏.‏
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in âzadlı cariyesi Meymûne bint-i Sa'd (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e zina çocuğu (köleyi âzadlama)nın (sevab) durumu soruldu. Bunun üzerine O, buyurdular ki: «Savaşta giydiğim bir çift ayakkabı, zina çocuğunu âzadlamadan hayırlıdır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebu Yezid ed-Dınni bulunur. İbn-i Abdilgani, onun hadislerinin münker olduğunu, Buhari de onun meçhul olduğunu söylemiştir. Zehebi de böyle demiştir. Darekutni de onun tanınmadığını ifade etmiştir. Zevaid türünden olan bu hadisi Hakim ve Ahmed de rivayet etmişlerdir
20
Sünen İbn Mace # 19/2532
It was narrated that
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ مَسْعَدَةَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَلَفٍ الْعَسْقَلاَنِيُّ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَوْهَبٍ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا كَانَ لَهَا غُلاَمٌ وَجَارِيَةٌ زَوْجٌ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي أُرِيدُ أَنْ أُعْتِقَهُمَا ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ إِنْ أَعْتَقْتِهِمَا فَابْدَئِي بِالرَّجُلِ قَبْلَ الْمَرْأَةِ ‏"‏ ‏.‏
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Karı - koca durumunda olan bir kölesi ve bir cariyesi vardı. Kendisi: Ya Resulallah ben bunları âzadlamak istiyorum, dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Eğer ikisini âzadlayacak isen kadından önce erkeği âzadla» buyurdu. Diğer tahric: Bu hadisi Nesai de rivayet etmiştir