101
Karia
القارعة
Besmele
بِسْمِ
adıyla
bis'mi
adıyla ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
adıyla ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
101:1
ٱلْقَارِعَةُ
çarpan olay
al-qāriʿatu
çarpan olay ١ (1)
(1)
çarpan olay ١ (1)
(1)
Gürültü koparacak olan
101:2
مَا
nedir?
mā
nedir? ٱلْقَارِعَةُ çarpan olay l-qāriʿatu
çarpan olay ٢ (2)
(2)
nedir? ٱلْقَارِعَةُ çarpan olay l-qāriʿatu
çarpan olay ٢ (2)
(2)
Nedir o gürültü koparacak olan?
101:3
وَمَآ
nedir
wamā
nedir أَدْرَىٰكَ sana bildiren adrāka
sana bildiren مَا ne olduğunu mā
ne olduğunu ٱلْقَارِعَةُ çarpan olayın l-qāriʿatu
çarpan olayın ٣ (3)
(3)
nedir أَدْرَىٰكَ sana bildiren adrāka
sana bildiren مَا ne olduğunu mā
ne olduğunu ٱلْقَارِعَةُ çarpan olayın l-qāriʿatu
çarpan olayın ٣ (3)
(3)
O gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin?
101:4
يَوْمَ
o gün
yawma
o gün يَكُونُ olur(lar) yakūnu
olur(lar) ٱلنَّاسُ insanlar l-nāsu
insanlar كَٱلْفَرَاشِ pervaneler gibi kal-farāshi
pervaneler gibi ٱلْمَبْثُوثِ yayılmış l-mabthūthi
yayılmış ٤ (4)
(4)
o gün يَكُونُ olur(lar) yakūnu
olur(lar) ٱلنَّاسُ insanlar l-nāsu
insanlar كَٱلْفَرَاشِ pervaneler gibi kal-farāshi
pervaneler gibi ٱلْمَبْثُوثِ yayılmış l-mabthūthi
yayılmış ٤ (4)
(4)
O gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler.
101:5
وَتَكُونُ
ve olurlar
watakūnu
ve olurlar ٱلْجِبَالُ dağlar l-jibālu
dağlar كَٱلْعِهْنِ renkli yün gibi kal-ʿih'ni
renkli yün gibi ٱلْمَنفُوشِ atılmış l-manfūshi
atılmış ٥ (5)
(5)
ve olurlar ٱلْجِبَالُ dağlar l-jibālu
dağlar كَٱلْعِهْنِ renkli yün gibi kal-ʿih'ni
renkli yün gibi ٱلْمَنفُوشِ atılmış l-manfūshi
atılmış ٥ (5)
(5)
Dağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler.
101:6
فَأَمَّا
ama
fa-ammā
ama مَن kimin man
kimin ثَقُلَتْ ağır gelirse thaqulat
ağır gelirse مَوَٰزِينُهُۥ tartıları mawāzīnuhu
tartıları ٦ (6)
(6)
ama مَن kimin man
kimin ثَقُلَتْ ağır gelirse thaqulat
ağır gelirse مَوَٰزِينُهُۥ tartıları mawāzīnuhu
tartıları ٦ (6)
(6)
Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
101:7
فَهُوَ
o
fahuwa
o فِى içindedir fī
içindedir عِيشَةٍۢ bir hayat ʿīshatin
bir hayat رَّاضِيَةٍۢ memmun edici rāḍiyatin
memmun edici ٧ (7)
(7)
o فِى içindedir fī
içindedir عِيشَةٍۢ bir hayat ʿīshatin
bir hayat رَّاضِيَةٍۢ memmun edici rāḍiyatin
memmun edici ٧ (7)
(7)
Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
101:8
وَأَمَّا
ve fakat
wa-ammā
ve fakat مَنْ kimin man
kimin خَفَّتْ hafif gelirse khaffat
hafif gelirse مَوَٰزِينُهُۥ tartıları mawāzīnuhu
tartıları ٨ (8)
(8)
ve fakat مَنْ kimin man
kimin خَفَّتْ hafif gelirse khaffat
hafif gelirse مَوَٰزِينُهُۥ tartıları mawāzīnuhu
tartıları ٨ (8)
(8)
Tartıları hafif gelenler ise,
101:9
فَأُمُّهُۥ
onun anası
fa-ummuhu
onun anası هَاوِيَةٌۭ haviye(uçurum)dur hāwiyatun
haviye(uçurum)dur ٩ (9)
(9)
onun anası هَاوِيَةٌۭ haviye(uçurum)dur hāwiyatun
haviye(uçurum)dur ٩ (9)
(9)
Onların yeri bir çukurdur.
101:10
وَمَآ
nedir?
wamā
nedir? أَدْرَىٰكَ sana bildiren adrāka
sana bildiren مَا ne olduğunu mā
ne olduğunu هِيَهْ onun hiyah
onun ١٠ (10)
(10)
nedir? أَدْرَىٰكَ sana bildiren adrāka
sana bildiren مَا ne olduğunu mā
ne olduğunu هِيَهْ onun hiyah
onun ١٠ (10)
(10)
O çukurun ne olduğunu sen bilir misin?
101:11
نَارٌ
bir ateştir
nārun
bir ateştir حَامِيَةٌۢ kızgın ḥāmiyatun
kızgın ١١ (11)
(11)
bir ateştir حَامِيَةٌۢ kızgın ḥāmiyatun
kızgın ١١ (11)
(11)
O, kızgın bir ateştir.