85

Büruc

Mekki 22 Ayet Cüz 30
البروج
Besmele
بِسْمِ adıyla bis'mi
adıyla
ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın
ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman
ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
85:1
وَٱلسَّمَآءِ göğe andolsun wal-samāi
göğe andolsun
ذَاتِ sahibi dhāti
sahibi
ٱلْبُرُوجِ burçlar l-burūji
burçlar
١ (1)
(1)
İçinde burçları bulunan göğe and olsun;
85:2
وَٱلْيَوْمِ ve güne andolsun wal-yawmi
ve güne andolsun
ٱلْمَوْعُودِ va'dedilen l-mawʿūdi
va'dedilen
٢ (2)
(2)
Söz verilen kıyamet gününe and olsun;
85:3
وَشَاهِدٍۢ ve şahide andolsun washāhidin
ve şahide andolsun
وَمَشْهُودٍۢ ve şahidlik edilene wamashhūdin
ve şahidlik edilene
٣ (3)
(3)
Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir.
85:4
قُتِلَ kahroldu qutila
kahroldu
أَصْحَـٰبُ adamları aṣḥābu
adamları
ٱلْأُخْدُودِ hendeğin l-ukh'dūdi
hendeğin
٤ (4)
(4)
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
85:5
ٱلنَّارِ ateş al-nāri
ateş
ذَاتِ dolu dhāti
dolu
ٱلْوَقُودِ tutuşturulmuş yakıt l-waqūdi
tutuşturulmuş yakıt
٥ (5)
(5)
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
85:6
إِذْ hani idh
hani
هُمْ onlar hum
onlar
عَلَيْهَا onun başında ʿalayhā
onun başında
قُعُودٌۭ oturmuşlardı quʿūdun
oturmuşlardı
٦ (6)
(6)
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
85:7
وَهُمْ ve onlar wahum
ve onlar
عَلَىٰ şeyleri ʿalā
şeyleri
مَا what
what
يَفْعَلُونَ yaptıkları yafʿalūna
yaptıkları
بِٱلْمُؤْمِنِينَ mü'minlere bil-mu'minīna
mü'minlere
شُهُودٌۭ seyrediyorlardı shuhūdun
seyrediyorlardı
٧ (7)
(7)
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
85:8
وَمَا ve wamā
ve
نَقَمُوا۟ öc almadılar naqamū
öc almadılar
مِنْهُمْ onlardan min'hum
onlardan
إِلَّآ başka bir sebeple illā
başka bir sebeple
أَن inanmalarından an
inanmalarından
يُؤْمِنُوا۟ they believed yu'minū
they believed
بِٱللَّهِ Allah'a bil-lahi
Allah'a
ٱلْعَزِيزِ aziz l-ʿazīzi
aziz
ٱلْحَمِيدِ övgüye layık l-ḥamīdi
övgüye layık
٨ (8)
(8)
Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.
85:9
ٱلَّذِى O ki alladhī
O ki
لَهُۥ O'nundur lahu
O'nundur
مُلْكُ hükümranlığı mul'ku
hükümranlığı
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ göklerin l-samāwāti
göklerin
وَٱلْأَرْضِ ۚ ve yerin wal-arḍi
ve yerin
وَٱللَّهُ ve Allah wal-lahu
ve Allah
عَلَىٰ üzerine ʿalā
üzerine
كُلِّ her kulli
her
شَىْءٍۢ şey shayin
şey
شَهِيدٌ tanıktır shahīdun
tanıktır
٩ (9)
(9)
Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.
85:10
إِنَّ şüphesiz inna
şüphesiz
ٱلَّذِينَ kimseler alladhīna
kimseler
فَتَنُوا۟ işkence eden(ler) fatanū
işkence eden(ler)
ٱلْمُؤْمِنِينَ inanan erkeklere l-mu'minīna
inanan erkeklere
وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ve inanan kadınlara wal-mu'mināti
ve inanan kadınlara
ثُمَّ sonra thumma
sonra
لَمْ tevbe etmeyenler lam
tevbe etmeyenler
يَتُوبُوا۟ they repented yatūbū
they repented
فَلَهُمْ onlar için vardır falahum
onlar için vardır
عَذَابُ azabı ʿadhābu
azabı
جَهَنَّمَ cehennem jahannama
cehennem
وَلَهُمْ ve onlar için vardır walahum
ve onlar için vardır
عَذَابُ azabı ʿadhābu
azabı
ٱلْحَرِيقِ yangın l-ḥarīqi
yangın
١٠ (10)
(10)
Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.
85:11
إِنَّ şüphesiz inna
şüphesiz
ٱلَّذِينَ kimseler alladhīna
kimseler
ءَامَنُوا۟ inanan(lar) āmanū
inanan(lar)
وَعَمِلُوا۟ ve yapanlar waʿamilū
ve yapanlar
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ iyi işler l-ṣāliḥāti
iyi işler
لَهُمْ onlar için vardır lahum
onlar için vardır
جَنَّـٰتٌۭ cennetler jannātun
cennetler
تَجْرِى akan tajrī
akan
مِن altlarından min
altlarından
تَحْتِهَا underneath it taḥtihā
underneath it
ٱلْأَنْهَـٰرُ ۚ ırmaklar l-anhāru
ırmaklar
ذَٰلِكَ işte budur dhālika
işte budur
ٱلْفَوْزُ başarı l-fawzu
başarı
ٱلْكَبِيرُ büyük l-kabīru
büyük
١١ (11)
(11)
Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur.
85:12
إِنَّ şüphesiz inna
şüphesiz
بَطْشَ tutuşu baṭsha
tutuşu
رَبِّكَ Rabbinin rabbika
Rabbinin
لَشَدِيدٌ şiddetlidir lashadīdun
şiddetlidir
١٢ (12)
(12)
Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır.
85:13
إِنَّهُۥ şüphesiz O innahu
şüphesiz O
هُوَ O'dur huwa
O'dur
يُبْدِئُ ilkin var eden yub'di-u
ilkin var eden
وَيُعِيدُ sonra yeniden devam eden wayuʿīdu
sonra yeniden devam eden
١٣ (13)
(13)
Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden O'dur.
85:14
وَهُوَ ve O wahuwa
ve O
ٱلْغَفُورُ bağışlayandır l-ghafūru
bağışlayandır
ٱلْوَدُودُ sevendir l-wadūdu
sevendir
١٤ (14)
(14)
Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.
85:15
ذُو sahibidir dhū
sahibidir
ٱلْعَرْشِ Arş'ın l-ʿarshi
Arş'ın
ٱلْمَجِيدُ yücedir l-majīdu
yücedir
١٥ (15)
(15)
Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.
85:16
فَعَّالٌۭ yapandır faʿʿālun
yapandır
لِّمَا şeyi limā
şeyi
يُرِيدُ istediği yurīdu
istediği
١٦ (16)
(16)
Her dilediğini mutlaka yapandır.
85:17
هَلْ sana geldimi? hal
sana geldimi?
أَتَىٰكَ come to you atāka
come to you
حَدِيثُ haberi ḥadīthu
haberi
ٱلْجُنُودِ orduların l-junūdi
orduların
١٧ (17)
(17)
Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?
85:18
فِرْعَوْنَ Fir'avn'ın fir'ʿawna
Fir'avn'ın
وَثَمُودَ ve Semud'un wathamūda
ve Semud'un
١٨ (18)
(18)
Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?
85:19
بَلِ doğrusu bali
doğrusu
ٱلَّذِينَ kimseler alladhīna
kimseler
كَفَرُوا۟ inkar eden(ler) kafarū
inkar eden(ler)
فِى içindedirler
içindedirler
تَكْذِيبٍۢ bir yalanlama takdhībin
bir yalanlama
١٩ (19)
(19)
Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir.
85:20
وَٱللَّهُ fakat Allah wal-lahu
fakat Allah
مِن onları arkalarından min
onları arkalarından
وَرَآئِهِم behind them warāihim
behind them
مُّحِيطٌۢ kuşatmıştır muḥīṭun
kuşatmıştır
٢٠ (20)
(20)
Oysa Allah onları ardlarından çevirmiştir.
85:21
بَلْ hayır bal
hayır
هُوَ o huwa
o
قُرْءَانٌۭ bir Kur'an'dır qur'ānun
bir Kur'an'dır
مَّجِيدٌۭ şerefli majīdun
şerefli
٢١ (21)
(21)
Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.
85:22
فِى bir levhadadır
bir levhadadır
لَوْحٍۢ a Tablet lawḥin
a Tablet
مَّحْفُوظٍۭ korunan maḥfūẓin
korunan
٢٢ (22)
(22)
Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.