86
Tarık
الطارق
Besmele
بِسْمِ
adıyla
bis'mi
adıyla ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
adıyla ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
86:1
وَٱلسَّمَآءِ
göğe andolsun
wal-samāi
göğe andolsun وَٱلطَّارِقِ ve tarık'a wal-ṭāriqi
ve tarık'a ١ (1)
(1)
göğe andolsun وَٱلطَّارِقِ ve tarık'a wal-ṭāriqi
ve tarık'a ١ (1)
(1)
Göğe ve Tarık'a and olsun;
86:2
وَمَآ
ve nedir?
wamā
ve nedir? أَدْرَىٰكَ sana bildiren adrāka
sana bildiren مَا nedir mā
nedir ٱلطَّارِقُ tarık l-ṭāriqu
tarık ٢ (2)
(2)
ve nedir? أَدْرَىٰكَ sana bildiren adrāka
sana bildiren مَا nedir mā
nedir ٱلطَّارِقُ tarık l-ṭāriqu
tarık ٢ (2)
(2)
Tarık'ın ne olduğunu sen bilir misin?
86:3
ٱلنَّجْمُ
yıldızdır
al-najmu
yıldızdır ٱلثَّاقِبُ parlayan l-thāqibu
parlayan ٣ (3)
(3)
yıldızdır ٱلثَّاقِبُ parlayan l-thāqibu
parlayan ٣ (3)
(3)
O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
86:4
إِن
yoktur ki
in
yoktur ki كُلُّ hiçbir kullu
hiçbir نَفْسٍۢ can nafsin
can لَّمَّا olmasın lammā
olmasın عَلَيْهَا başında ʿalayhā
başında حَافِظٌۭ bir koruyucu ḥāfiẓun
bir koruyucu ٤ (4)
(4)
yoktur ki كُلُّ hiçbir kullu
hiçbir نَفْسٍۢ can nafsin
can لَّمَّا olmasın lammā
olmasın عَلَيْهَا başında ʿalayhā
başında حَافِظٌۭ bir koruyucu ḥāfiẓun
bir koruyucu ٤ (4)
(4)
Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.
86:5
فَلْيَنظُرِ
bir baksın
falyanẓuri
bir baksın ٱلْإِنسَـٰنُ insan l-insānu
insan مِمَّ neden mimma
neden خُلِقَ yaratıldığına khuliqa
yaratıldığına ٥ (5)
(5)
bir baksın ٱلْإِنسَـٰنُ insan l-insānu
insan مِمَّ neden mimma
neden خُلِقَ yaratıldığına khuliqa
yaratıldığına ٥ (5)
(5)
Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.
86:6
خُلِقَ
yaratıldı
khuliqa
yaratıldı مِن bir sudan min
bir sudan مَّآءٍۢ a water māin
a water دَافِقٍۢ atılan dāfiqin
atılan ٦ (6)
(6)
yaratıldı مِن bir sudan min
bir sudan مَّآءٍۢ a water māin
a water دَافِقٍۢ atılan dāfiqin
atılan ٦ (6)
(6)
O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.
86:7
يَخْرُجُ
çıkan
yakhruju
çıkan مِنۢ arasından min
arasından بَيْنِ between bayni
between ٱلصُّلْبِ bel l-ṣul'bi
bel وَٱلتَّرَآئِبِ ve kaburga kemikleri wal-tarāibi
ve kaburga kemikleri ٧ (7)
(7)
çıkan مِنۢ arasından min
arasından بَيْنِ between bayni
between ٱلصُّلْبِ bel l-ṣul'bi
bel وَٱلتَّرَآئِبِ ve kaburga kemikleri wal-tarāibi
ve kaburga kemikleri ٧ (7)
(7)
O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.
86:8
إِنَّهُۥ
şüphesiz O
innahu
şüphesiz O عَلَىٰ onu tekrar döndürmeye ʿalā
onu tekrar döndürmeye رَجْعِهِۦ return him rajʿihi
return him لَقَادِرٌۭ elbette kadirdir laqādirun
elbette kadirdir ٨ (8)
(8)
şüphesiz O عَلَىٰ onu tekrar döndürmeye ʿalā
onu tekrar döndürmeye رَجْعِهِۦ return him rajʿihi
return him لَقَادِرٌۭ elbette kadirdir laqādirun
elbette kadirdir ٨ (8)
(8)
Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.
86:9
يَوْمَ
gün
yawma
gün تُبْلَى yoklanacağı tub'lā
yoklanacağı ٱلسَّرَآئِرُ sırların l-sarāiru
sırların ٩ (9)
(9)
gün تُبْلَى yoklanacağı tub'lā
yoklanacağı ٱلسَّرَآئِرُ sırların l-sarāiru
sırların ٩ (9)
(9)
Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.
86:10
فَمَا
yoktur
famā
yoktur لَهُۥ onun lahu
onun مِن hiçbir min
hiçbir قُوَّةٍۢ gücü quwwatin
gücü وَلَا ve ne de walā
ve ne de نَاصِرٍۢ bir yardımcısı nāṣirin
bir yardımcısı ١٠ (10)
(10)
yoktur لَهُۥ onun lahu
onun مِن hiçbir min
hiçbir قُوَّةٍۢ gücü quwwatin
gücü وَلَا ve ne de walā
ve ne de نَاصِرٍۢ bir yardımcısı nāṣirin
bir yardımcısı ١٠ (10)
(10)
O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz.
86:11
وَٱلسَّمَآءِ
göğe andolsun
wal-samāi
göğe andolsun ذَاتِ dönüşlü dhāti
dönüşlü ٱلرَّجْعِ returns l-rajʿi
returns ١١ (11)
(11)
göğe andolsun ذَاتِ dönüşlü dhāti
dönüşlü ٱلرَّجْعِ returns l-rajʿi
returns ١١ (11)
(11)
Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,
86:12
وَٱلْأَرْضِ
ve yere andolsun
wal-arḍi
ve yere andolsun ذَاتِ çatlayan dhāti
çatlayan ٱلصَّدْعِ cracks open l-ṣadʿi
cracks open ١٢ (12)
(12)
ve yere andolsun ذَاتِ çatlayan dhāti
çatlayan ٱلصَّدْعِ cracks open l-ṣadʿi
cracks open ١٢ (12)
(12)
Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,
86:13
إِنَّهُۥ
elbette O
innahu
elbette O لَقَوْلٌۭ muhakkak bir sözdür laqawlun
muhakkak bir sözdür فَصْلٌۭ ayırdedici faṣlun
ayırdedici ١٣ (13)
(13)
elbette O لَقَوْلٌۭ muhakkak bir sözdür laqawlun
muhakkak bir sözdür فَصْلٌۭ ayırdedici faṣlun
ayırdedici ١٣ (13)
(13)
Doğrusu bu Kuran kesin bir sözdür.
86:14
وَمَا
ve değildir
wamā
ve değildir هُوَ O huwa
O بِٱلْهَزْلِ şaka bil-hazli
şaka ١٤ (14)
(14)
ve değildir هُوَ O huwa
O بِٱلْهَزْلِ şaka bil-hazli
şaka ١٤ (14)
(14)
O, eğlence için değildir.
86:15
إِنَّهُمْ
elbette onlar
innahum
elbette onlar يَكِيدُونَ kuruyorlar yakīdūna
kuruyorlar كَيْدًۭا bir tuzak kaydan
bir tuzak ١٥ (15)
(15)
elbette onlar يَكِيدُونَ kuruyorlar yakīdūna
kuruyorlar كَيْدًۭا bir tuzak kaydan
bir tuzak ١٥ (15)
(15)
Gerçekten onlar düzen kuruyorlar.
86:16
وَأَكِيدُ
ben de kuruyorum
wa-akīdu
ben de kuruyorum كَيْدًۭا bir tuzak kaydan
bir tuzak ١٦ (16)
(16)
ben de kuruyorum كَيْدًۭا bir tuzak kaydan
bir tuzak ١٦ (16)
(16)
Ben de bir düzen kurmaktayım.
86:17
فَمَهِّلِ
o halde mühlet ver
famahhili
o halde mühlet ver ٱلْكَـٰفِرِينَ kafirlere l-kāfirīna
kafirlere أَمْهِلْهُمْ kendi hallerine bırak amhil'hum
kendi hallerine bırak رُوَيْدًۢا birazcık ruwaydan
birazcık ١٧ (17)
(17)
o halde mühlet ver ٱلْكَـٰفِرِينَ kafirlere l-kāfirīna
kafirlere أَمْهِلْهُمْ kendi hallerine bırak amhil'hum
kendi hallerine bırak رُوَيْدًۢا birazcık ruwaydan
birazcık ١٧ (17)
(17)
Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak.