55
Rahman
الرحمن
Besmele
بِسْمِ
adıyla
bis'mi
adıyla ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
adıyla ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
55:1
ٱلرَّحْمَـٰنُ
Çok merhametli (Allah)
al-raḥmānu
Çok merhametli (Allah) ١ (1)
(1)
Çok merhametli (Allah) ١ (1)
(1)
Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;
55:2
عَلَّمَ
öğretti
ʿallama
öğretti ٱلْقُرْءَانَ Kur'an'ı l-qur'āna
Kur'an'ı ٢ (2)
(2)
öğretti ٱلْقُرْءَانَ Kur'an'ı l-qur'āna
Kur'an'ı ٢ (2)
(2)
Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;
55:3
خَلَقَ
yarattı
khalaqa
yarattı ٱلْإِنسَـٰنَ insanı l-insāna
insanı ٣ (3)
(3)
yarattı ٱلْإِنسَـٰنَ insanı l-insāna
insanı ٣ (3)
(3)
İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.
55:4
عَلَّمَهُ
ona öğretti
ʿallamahu
ona öğretti ٱلْبَيَانَ beyanı l-bayāna
beyanı ٤ (4)
(4)
ona öğretti ٱلْبَيَانَ beyanı l-bayāna
beyanı ٤ (4)
(4)
İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.
55:5
ٱلشَّمْسُ
güneş
al-shamsu
güneş وَٱلْقَمَرُ ve ay wal-qamaru
ve ay بِحُسْبَانٍۢ bir hesap iledir biḥus'bānin
bir hesap iledir ٥ (5)
(5)
güneş وَٱلْقَمَرُ ve ay wal-qamaru
ve ay بِحُسْبَانٍۢ bir hesap iledir biḥus'bānin
bir hesap iledir ٥ (5)
(5)
Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir.
55:6
وَٱلنَّجْمُ
necm (bitkiler-yıldızlar)
wal-najmu
necm (bitkiler-yıldızlar) وَٱلشَّجَرُ ve ağaçlar wal-shajaru
ve ağaçlar يَسْجُدَانِ secde etmektedirler yasjudāni
secde etmektedirler ٦ (6)
(6)
necm (bitkiler-yıldızlar) وَٱلشَّجَرُ ve ağaçlar wal-shajaru
ve ağaçlar يَسْجُدَانِ secde etmektedirler yasjudāni
secde etmektedirler ٦ (6)
(6)
Bitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler.
55:7
وَٱلسَّمَآءَ
ve göğü
wal-samāa
ve göğü رَفَعَهَا yükseltti rafaʿahā
yükseltti وَوَضَعَ ve koydu wawaḍaʿa
ve koydu ٱلْمِيزَانَ mizanı l-mīzāna
mizanı ٧ (7)
(7)
ve göğü رَفَعَهَا yükseltti rafaʿahā
yükseltti وَوَضَعَ ve koydu wawaḍaʿa
ve koydu ٱلْمِيزَانَ mizanı l-mīzāna
mizanı ٧ (7)
(7)
O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.
55:8
أَلَّا
taşkınlık etmeyin
allā
taşkınlık etmeyin تَطْغَوْا۟ you may transgress taṭghaw
you may transgress فِى tartıda fī
tartıda ٱلْمِيزَانِ the balance l-mīzāni
the balance ٨ (8)
(8)
taşkınlık etmeyin تَطْغَوْا۟ you may transgress taṭghaw
you may transgress فِى tartıda fī
tartıda ٱلْمِيزَانِ the balance l-mīzāni
the balance ٨ (8)
(8)
Artık tartıda tecavüz etmeyin.
55:9
وَأَقِيمُوا۟
ve yapın
wa-aqīmū
ve yapın ٱلْوَزْنَ tartıyı l-wazna
tartıyı بِٱلْقِسْطِ adaletle bil-qis'ṭi
adaletle وَلَا ve walā
ve تُخْسِرُوا۟ eksiklik yapmayın tukh'sirū
eksiklik yapmayın ٱلْمِيزَانَ terazide l-mīzāna
terazide ٩ (9)
(9)
ve yapın ٱلْوَزْنَ tartıyı l-wazna
tartıyı بِٱلْقِسْطِ adaletle bil-qis'ṭi
adaletle وَلَا ve walā
ve تُخْسِرُوا۟ eksiklik yapmayın tukh'sirū
eksiklik yapmayın ٱلْمِيزَانَ terazide l-mīzāna
terazide ٩ (9)
(9)
Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.
55:10
وَٱلْأَرْضَ
ve yeryüzünü
wal-arḍa
ve yeryüzünü وَضَعَهَا koydu waḍaʿahā
koydu لِلْأَنَامِ canlılar için lil'anāmi
canlılar için ١٠ (10)
(10)
ve yeryüzünü وَضَعَهَا koydu waḍaʿahā
koydu لِلْأَنَامِ canlılar için lil'anāmi
canlılar için ١٠ (10)
(10)
Allah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir.
55:11
فِيهَا
onda vardır
fīhā
onda vardır فَـٰكِهَةٌۭ meyva(lar) fākihatun
meyva(lar) وَٱلنَّخْلُ ve hurmalar wal-nakhlu
ve hurmalar ذَاتُ salkımlı dhātu
salkımlı ٱلْأَكْمَامِ sheaths l-akmāmi
sheaths ١١ (11)
(11)
onda vardır فَـٰكِهَةٌۭ meyva(lar) fākihatun
meyva(lar) وَٱلنَّخْلُ ve hurmalar wal-nakhlu
ve hurmalar ذَاتُ salkımlı dhātu
salkımlı ٱلْأَكْمَامِ sheaths l-akmāmi
sheaths ١١ (11)
(11)
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.
55:12
وَٱلْحَبُّ
ve dane(ler)
wal-ḥabu
ve dane(ler) ذُو saplı ve yapraklı dhū
saplı ve yapraklı ٱلْعَصْفِ husk l-ʿaṣfi
husk وَٱلرَّيْحَانُ ve hoş kokulu bitkiler wal-rayḥānu
ve hoş kokulu bitkiler ١٢ (12)
(12)
ve dane(ler) ذُو saplı ve yapraklı dhū
saplı ve yapraklı ٱلْعَصْفِ husk l-ʿaṣfi
husk وَٱلرَّيْحَانُ ve hoş kokulu bitkiler wal-rayḥānu
ve hoş kokulu bitkiler ١٢ (12)
(12)
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.
55:13
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ١٣ (13)
(13)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ١٣ (13)
(13)
Ey insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:14
خَلَقَ
yarattı
khalaqa
yarattı ٱلْإِنسَـٰنَ insanı l-insāna
insanı مِن pişmiş çamurdan min
pişmiş çamurdan صَلْصَـٰلٍۢ clay ṣalṣālin
clay كَٱلْفَخَّارِ kiremit gibi kal-fakhāri
kiremit gibi ١٤ (14)
(14)
yarattı ٱلْإِنسَـٰنَ insanı l-insāna
insanı مِن pişmiş çamurdan min
pişmiş çamurdan صَلْصَـٰلٍۢ clay ṣalṣālin
clay كَٱلْفَخَّارِ kiremit gibi kal-fakhāri
kiremit gibi ١٤ (14)
(14)
O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.
55:15
وَخَلَقَ
ve yarattı
wakhalaqa
ve yarattı ٱلْجَآنَّ cin'i l-jāna
cin'i مِن dumanı olmayan alevden min
dumanı olmayan alevden مَّارِجٍۢ a smokeless flame mārijin
a smokeless flame مِّن ateşten min
ateşten نَّارٍۢ fire nārin
fire ١٥ (15)
(15)
ve yarattı ٱلْجَآنَّ cin'i l-jāna
cin'i مِن dumanı olmayan alevden min
dumanı olmayan alevden مَّارِجٍۢ a smokeless flame mārijin
a smokeless flame مِّن ateşten min
ateşten نَّارٍۢ fire nārin
fire ١٥ (15)
(15)
Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır.
55:16
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ١٦ (16)
(16)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ١٦ (16)
(16)
Öyleyken; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:17
رَبُّ
Rabbidir
rabbu
Rabbidir ٱلْمَشْرِقَيْنِ iki doğunun l-mashriqayni
iki doğunun وَرَبُّ ve Rabbidir warabbu
ve Rabbidir ٱلْمَغْرِبَيْنِ iki batının l-maghribayni
iki batının ١٧ (17)
(17)
Rabbidir ٱلْمَشْرِقَيْنِ iki doğunun l-mashriqayni
iki doğunun وَرَبُّ ve Rabbidir warabbu
ve Rabbidir ٱلْمَغْرِبَيْنِ iki batının l-maghribayni
iki batının ١٧ (17)
(17)
O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir.
55:18
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ١٨ (18)
(18)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ١٨ (18)
(18)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:19
مَرَجَ
salıverdi
maraja
salıverdi ٱلْبَحْرَيْنِ iki denizi l-baḥrayni
iki denizi يَلْتَقِيَانِ birbirine kavuşuyorlar yaltaqiyāni
birbirine kavuşuyorlar ١٩ (19)
(19)
salıverdi ٱلْبَحْرَيْنِ iki denizi l-baḥrayni
iki denizi يَلْتَقِيَانِ birbirine kavuşuyorlar yaltaqiyāni
birbirine kavuşuyorlar ١٩ (19)
(19)
Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir.
55:20
بَيْنَهُمَا
aralarında vardır
baynahumā
aralarında vardır بَرْزَخٌۭ bir engel barzakhun
bir engel لَّا (birbirine) geçip karışmıyorlar lā
(birbirine) geçip karışmıyorlar يَبْغِيَانِ they transgress yabghiyāni
they transgress ٢٠ (20)
(20)
aralarında vardır بَرْزَخٌۭ bir engel barzakhun
bir engel لَّا (birbirine) geçip karışmıyorlar lā
(birbirine) geçip karışmıyorlar يَبْغِيَانِ they transgress yabghiyāni
they transgress ٢٠ (20)
(20)
Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.
55:21
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٢١ (21)
(21)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٢١ (21)
(21)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:22
يَخْرُجُ
çıkar
yakhruju
çıkar مِنْهُمَا ikisinden de min'humā
ikisinden de ٱللُّؤْلُؤُ inci l-lu'lu-u
inci وَٱلْمَرْجَانُ ve mercan wal-marjānu
ve mercan ٢٢ (22)
(22)
çıkar مِنْهُمَا ikisinden de min'humā
ikisinden de ٱللُّؤْلُؤُ inci l-lu'lu-u
inci وَٱلْمَرْجَانُ ve mercan wal-marjānu
ve mercan ٢٢ (22)
(22)
Bu iki denizden de inci ve mercan çıkar.
55:23
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٢٣ (23)
(23)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٢٣ (23)
(23)
Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:24
وَلَهُ
ve O'nundur
walahu
ve O'nundur ٱلْجَوَارِ gemiler l-jawāri
gemiler ٱلْمُنشَـَٔاتُ inşa edilmiş l-munshaātu
inşa edilmiş فِى denizde fī
denizde ٱلْبَحْرِ the sea l-baḥri
the sea كَٱلْأَعْلَـٰمِ koca dağlar gibi kal-aʿlāmi
koca dağlar gibi ٢٤ (24)
(24)
ve O'nundur ٱلْجَوَارِ gemiler l-jawāri
gemiler ٱلْمُنشَـَٔاتُ inşa edilmiş l-munshaātu
inşa edilmiş فِى denizde fī
denizde ٱلْبَحْرِ the sea l-baḥri
the sea كَٱلْأَعْلَـٰمِ koca dağlar gibi kal-aʿlāmi
koca dağlar gibi ٢٤ (24)
(24)
Denizde yürüyen dağlar gibi gemiler O'nundur.
55:25
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٢٥ (25)
(25)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٢٥ (25)
(25)
Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:26
كُلُّ
her şey
kullu
her şey مَنْ üzerinde bulunan man
üzerinde bulunan عَلَيْهَا (is) on it ʿalayhā
(is) on it فَانٍۢ yok olacaktır fānin
yok olacaktır ٢٦ (26)
(26)
her şey مَنْ üzerinde bulunan man
üzerinde bulunan عَلَيْهَا (is) on it ʿalayhā
(is) on it فَانٍۢ yok olacaktır fānin
yok olacaktır ٢٦ (26)
(26)
Yeryüzünde bulunan her şey fanidir.
55:27
وَيَبْقَىٰ
baki kalacaktır
wayabqā
baki kalacaktır وَجْهُ yüzü wajhu
yüzü رَبِّكَ Rabbinin rabbika
Rabbinin ذُو sahibi dhū
sahibi ٱلْجَلَـٰلِ celal l-jalāli
celal وَٱلْإِكْرَامِ ve ikram wal-ik'rāmi
ve ikram ٢٧ (27)
(27)
baki kalacaktır وَجْهُ yüzü wajhu
yüzü رَبِّكَ Rabbinin rabbika
Rabbinin ذُو sahibi dhū
sahibi ٱلْجَلَـٰلِ celal l-jalāli
celal وَٱلْإِكْرَامِ ve ikram wal-ik'rāmi
ve ikram ٢٧ (27)
(27)
Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir.
55:28
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٢٨ (28)
(28)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٢٨ (28)
(28)
Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:29
يَسْـَٔلُهُۥ
O'ndan isterler
yasaluhu
O'ndan isterler مَن kimseler man
kimseler فِى bulunan fī
bulunan ٱلسَّمَـٰوَٰتِ göklerde l-samāwāti
göklerde وَٱلْأَرْضِ ۚ ve yerde wal-arḍi
ve yerde كُلَّ her kulla
her يَوْمٍ gün yawmin
gün هُوَ O huwa
O فِى yeni bir iştedir fī
yeni bir iştedir شَأْنٍۢ a matter shanin
a matter ٢٩ (29)
(29)
O'ndan isterler مَن kimseler man
kimseler فِى bulunan fī
bulunan ٱلسَّمَـٰوَٰتِ göklerde l-samāwāti
göklerde وَٱلْأَرْضِ ۚ ve yerde wal-arḍi
ve yerde كُلَّ her kulla
her يَوْمٍ gün yawmin
gün هُوَ O huwa
O فِى yeni bir iştedir fī
yeni bir iştedir شَأْنٍۢ a matter shanin
a matter ٢٩ (29)
(29)
Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O'ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir.
55:30
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٣٠ (30)
(30)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٣٠ (30)
(30)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:31
سَنَفْرُغُ
boş vaktimiz olacak
sanafrughu
boş vaktimiz olacak لَكُمْ sizin için lakum
sizin için أَيُّهَ ey ayyuha
ey ٱلثَّقَلَانِ iki yük sahibi (insan ve cin) l-thaqalāni
iki yük sahibi (insan ve cin) ٣١ (31)
(31)
boş vaktimiz olacak لَكُمْ sizin için lakum
sizin için أَيُّهَ ey ayyuha
ey ٱلثَّقَلَانِ iki yük sahibi (insan ve cin) l-thaqalāni
iki yük sahibi (insan ve cin) ٣١ (31)
(31)
Ey insan ve cin toplulukları! Sizin de hesabınızı ele alacağız.
55:32
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٣٢ (32)
(32)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٣٢ (32)
(32)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:33
يَـٰمَعْشَرَ
ey topluluğu
yāmaʿshara
ey topluluğu ٱلْجِنِّ cinler l-jini
cinler وَٱلْإِنسِ ve insanlar wal-insi
ve insanlar إِنِ eğer ini
eğer ٱسْتَطَعْتُمْ gücünüz yeterse is'taṭaʿtum
gücünüz yeterse أَن geçip gitmeğe an
geçip gitmeğe تَنفُذُوا۟ pass beyond tanfudhū
pass beyond مِنْ bucaklarından min
bucaklarından أَقْطَارِ (the) regions aqṭāri
(the) regions ٱلسَّمَـٰوَٰتِ göklerin l-samāwāti
göklerin وَٱلْأَرْضِ ve yerin wal-arḍi
ve yerin فَٱنفُذُوا۟ ۚ geçin gidin fa-unfudhū
geçin gidin لَا geçemezsiniz lā
geçemezsiniz تَنفُذُونَ you (can) pass tanfudhūna
you (can) pass إِلَّا ancak (geçebilirsiniz) illā
ancak (geçebilirsiniz) بِسُلْطَـٰنٍۢ kudretle bisul'ṭānin
kudretle ٣٣ (33)
(33)
ey topluluğu ٱلْجِنِّ cinler l-jini
cinler وَٱلْإِنسِ ve insanlar wal-insi
ve insanlar إِنِ eğer ini
eğer ٱسْتَطَعْتُمْ gücünüz yeterse is'taṭaʿtum
gücünüz yeterse أَن geçip gitmeğe an
geçip gitmeğe تَنفُذُوا۟ pass beyond tanfudhū
pass beyond مِنْ bucaklarından min
bucaklarından أَقْطَارِ (the) regions aqṭāri
(the) regions ٱلسَّمَـٰوَٰتِ göklerin l-samāwāti
göklerin وَٱلْأَرْضِ ve yerin wal-arḍi
ve yerin فَٱنفُذُوا۟ ۚ geçin gidin fa-unfudhū
geçin gidin لَا geçemezsiniz lā
geçemezsiniz تَنفُذُونَ you (can) pass tanfudhūna
you (can) pass إِلَّا ancak (geçebilirsiniz) illā
ancak (geçebilirsiniz) بِسُلْطَـٰنٍۢ kudretle bisul'ṭānin
kudretle ٣٣ (33)
(33)
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki!
55:34
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٣٤ (34)
(34)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٣٤ (34)
(34)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:35
يُرْسَلُ
gönderilir
yur'salu
gönderilir عَلَيْكُمَا ikinizin üzerine ʿalaykumā
ikinizin üzerine شُوَاظٌۭ yalın alev shuwāẓun
yalın alev مِّن ateşten min
ateşten نَّارٍۢ fire nārin
fire وَنُحَاسٌۭ ve kıpkızıl bir duman wanuḥāsun
ve kıpkızıl bir duman فَلَا başaramazsınız falā
başaramazsınız تَنتَصِرَانِ you will (be able to) defend yourselves tantaṣirāni
you will (be able to) defend yourselves ٣٥ (35)
(35)
gönderilir عَلَيْكُمَا ikinizin üzerine ʿalaykumā
ikinizin üzerine شُوَاظٌۭ yalın alev shuwāẓun
yalın alev مِّن ateşten min
ateşten نَّارٍۢ fire nārin
fire وَنُحَاسٌۭ ve kıpkızıl bir duman wanuḥāsun
ve kıpkızıl bir duman فَلَا başaramazsınız falā
başaramazsınız تَنتَصِرَانِ you will (be able to) defend yourselves tantaṣirāni
you will (be able to) defend yourselves ٣٥ (35)
(35)
Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız.
55:36
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٣٦ (36)
(36)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٣٦ (36)
(36)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:37
فَإِذَا
zaman
fa-idhā
zaman ٱنشَقَّتِ yarıldığı inshaqqati
yarıldığı ٱلسَّمَآءُ gök l-samāu
gök فَكَانَتْ ve olduğunda fakānat
ve olduğunda وَرْدَةًۭ kıpkırmızı bir gül wardatan
kıpkırmızı bir gül كَٱلدِّهَانِ erimiş yağ gibi kal-dihāni
erimiş yağ gibi ٣٧ (37)
(37)
zaman ٱنشَقَّتِ yarıldığı inshaqqati
yarıldığı ٱلسَّمَآءُ gök l-samāu
gök فَكَانَتْ ve olduğunda fakānat
ve olduğunda وَرْدَةًۭ kıpkırmızı bir gül wardatan
kıpkırmızı bir gül كَٱلدِّهَانِ erimiş yağ gibi kal-dihāni
erimiş yağ gibi ٣٧ (37)
(37)
Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?
55:38
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٣٨ (38)
(38)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٣٨ (38)
(38)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:39
فَيَوْمَئِذٍۢ
o gün
fayawma-idhin
o gün لَّا sorulmaz lā
sorulmaz يُسْـَٔلُ will be asked yus'alu
will be asked عَن günahından ʿan
günahından ذَنۢبِهِۦٓ his sin dhanbihi
his sin إِنسٌۭ insana insun
insana وَلَا ne de walā
ne de جَآنٌّۭ cin'e jānnun
cin'e ٣٩ (39)
(39)
o gün لَّا sorulmaz lā
sorulmaz يُسْـَٔلُ will be asked yus'alu
will be asked عَن günahından ʿan
günahından ذَنۢبِهِۦٓ his sin dhanbihi
his sin إِنسٌۭ insana insun
insana وَلَا ne de walā
ne de جَآنٌّۭ cin'e jānnun
cin'e ٣٩ (39)
(39)
O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur.
55:40
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٤٠ (40)
(40)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٤٠ (40)
(40)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:41
يُعْرَفُ
tanınır
yuʿ'rafu
tanınır ٱلْمُجْرِمُونَ suçlular l-muj'rimūna
suçlular بِسِيمَـٰهُمْ simalarından bisīmāhum
simalarından فَيُؤْخَذُ ve tutulur fayu'khadhu
ve tutulur بِٱلنَّوَٰصِى alınlar(ın)dan bil-nawāṣī
alınlar(ın)dan وَٱلْأَقْدَامِ ve ayaklar(ın)dan wal-aqdāmi
ve ayaklar(ın)dan ٤١ (41)
(41)
tanınır ٱلْمُجْرِمُونَ suçlular l-muj'rimūna
suçlular بِسِيمَـٰهُمْ simalarından bisīmāhum
simalarından فَيُؤْخَذُ ve tutulur fayu'khadhu
ve tutulur بِٱلنَّوَٰصِى alınlar(ın)dan bil-nawāṣī
alınlar(ın)dan وَٱلْأَقْدَامِ ve ayaklar(ın)dan wal-aqdāmi
ve ayaklar(ın)dan ٤١ (41)
(41)
Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.
55:42
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٤٢ (42)
(42)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٤٢ (42)
(42)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:43
هَـٰذِهِۦ
işte bu
hādhihi
işte bu جَهَنَّمُ cehennemdir jahannamu
cehennemdir ٱلَّتِى yalanladığı allatī
yalanladığı يُكَذِّبُ deny yukadhibu
deny بِهَا onunla bihā
onunla ٱلْمُجْرِمُونَ suçluların l-muj'rimūna
suçluların ٤٣ (43)
(43)
işte bu جَهَنَّمُ cehennemdir jahannamu
cehennemdir ٱلَّتِى yalanladığı allatī
yalanladığı يُكَذِّبُ deny yukadhibu
deny بِهَا onunla bihā
onunla ٱلْمُجْرِمُونَ suçluların l-muj'rimūna
suçluların ٤٣ (43)
(43)
İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur.
55:44
يَطُوفُونَ
dolaşırlar
yaṭūfūna
dolaşırlar بَيْنَهَا onunla baynahā
onunla وَبَيْنَ arasında wabayna
arasında حَمِيمٍ kaynar su ḥamīmin
kaynar su ءَانٍۢ kızgın ānin
kızgın ٤٤ (44)
(44)
dolaşırlar بَيْنَهَا onunla baynahā
onunla وَبَيْنَ arasında wabayna
arasında حَمِيمٍ kaynar su ḥamīmin
kaynar su ءَانٍۢ kızgın ānin
kızgın ٤٤ (44)
(44)
Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar.
55:45
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٤٥ (45)
(45)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٤٥ (45)
(45)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:46
وَلِمَنْ
kimseler için vardır
waliman
kimseler için vardır خَافَ korkan khāfa
korkan مَقَامَ (divanında) durmaktan maqāma
(divanında) durmaktan رَبِّهِۦ Rabbinin rabbihi
Rabbinin جَنَّتَانِ iki cennet jannatāni
iki cennet ٤٦ (46)
(46)
kimseler için vardır خَافَ korkan khāfa
korkan مَقَامَ (divanında) durmaktan maqāma
(divanında) durmaktan رَبِّهِۦ Rabbinin rabbihi
Rabbinin جَنَّتَانِ iki cennet jannatāni
iki cennet ٤٦ (46)
(46)
Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır.
55:47
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٤٧ (47)
(47)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٤٧ (47)
(47)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:48
ذَوَاتَآ
ikisinin de vardır
dhawātā
ikisinin de vardır أَفْنَانٍۢ çeşitli ağaçları meyvaları afnānin
çeşitli ağaçları meyvaları ٤٨ (48)
(48)
ikisinin de vardır أَفْنَانٍۢ çeşitli ağaçları meyvaları afnānin
çeşitli ağaçları meyvaları ٤٨ (48)
(48)
Bu iki cennet türlü ağaçlarla doludur.
55:49
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٤٩ (49)
(49)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٤٩ (49)
(49)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:50
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
fīhimā
ikisinde de vardır عَيْنَانِ iki kaynak ʿaynāni
iki kaynak تَجْرِيَانِ akıp giden tajriyāni
akıp giden ٥٠ (50)
(50)
ikisinde de vardır عَيْنَانِ iki kaynak ʿaynāni
iki kaynak تَجْرِيَانِ akıp giden tajriyāni
akıp giden ٥٠ (50)
(50)
Bu cennetlerden akan iki kaynak vardır.
55:51
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٥١ (51)
(51)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٥١ (51)
(51)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:52
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
fīhimā
ikisinde de vardır مِن hepsinden min
hepsinden كُلِّ (are) every kulli
(are) every فَـٰكِهَةٍۢ meyvaların fākihatin
meyvaların زَوْجَانِ iki çift zawjāni
iki çift ٥٢ (52)
(52)
ikisinde de vardır مِن hepsinden min
hepsinden كُلِّ (are) every kulli
(are) every فَـٰكِهَةٍۢ meyvaların fākihatin
meyvaların زَوْجَانِ iki çift zawjāni
iki çift ٥٢ (52)
(52)
Bu cennetlerde türlü meyveden çift çift vardır.
55:53
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٥٣ (53)
(53)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٥٣ (53)
(53)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:54
مُتَّكِـِٔينَ
yaslanırlar
muttakiīna
yaslanırlar عَلَىٰ üzerine ʿalā
üzerine فُرُشٍۭ yataklar furushin
yataklar بَطَآئِنُهَا astarları baṭāinuhā
astarları مِنْ kalın atlastan min
kalın atlastan إِسْتَبْرَقٍۢ ۚ brocade is'tabraqin
brocade وَجَنَى ve toplanması (meyvelerin) wajanā
ve toplanması (meyvelerin) ٱلْجَنَّتَيْنِ iki cennetin l-janatayni
iki cennetin دَانٍۢ yakındır (kolaydır) dānin
yakındır (kolaydır) ٥٤ (54)
(54)
yaslanırlar عَلَىٰ üzerine ʿalā
üzerine فُرُشٍۭ yataklar furushin
yataklar بَطَآئِنُهَا astarları baṭāinuhā
astarları مِنْ kalın atlastan min
kalın atlastan إِسْتَبْرَقٍۢ ۚ brocade is'tabraqin
brocade وَجَنَى ve toplanması (meyvelerin) wajanā
ve toplanması (meyvelerin) ٱلْجَنَّتَيْنِ iki cennetin l-janatayni
iki cennetin دَانٍۢ yakındır (kolaydır) dānin
yakındır (kolaydır) ٥٤ (54)
(54)
Orada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar.
55:55
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٥٥ (55)
(55)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٥٥ (55)
(55)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:56
فِيهِنَّ
orada vardır
fīhinna
orada vardır قَـٰصِرَٰتُ (eşlerine) diken (dilberler) qāṣirātu
(eşlerine) diken (dilberler) ٱلطَّرْفِ bakışlarını l-ṭarfi
bakışlarını لَمْ onlara temas etmemiştir lam
onlara temas etmemiştir يَطْمِثْهُنَّ has touched them yaṭmith'hunna
has touched them إِنسٌۭ insan insun
insan قَبْلَهُمْ bunlardan önce qablahum
bunlardan önce وَلَا ne de walā
ne de جَآنٌّۭ cin jānnun
cin ٥٦ (56)
(56)
orada vardır قَـٰصِرَٰتُ (eşlerine) diken (dilberler) qāṣirātu
(eşlerine) diken (dilberler) ٱلطَّرْفِ bakışlarını l-ṭarfi
bakışlarını لَمْ onlara temas etmemiştir lam
onlara temas etmemiştir يَطْمِثْهُنَّ has touched them yaṭmith'hunna
has touched them إِنسٌۭ insan insun
insan قَبْلَهُمْ bunlardan önce qablahum
bunlardan önce وَلَا ne de walā
ne de جَآنٌّۭ cin jānnun
cin ٥٦ (56)
(56)
Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.
55:57
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٥٧ (57)
(57)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٥٧ (57)
(57)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:58
كَأَنَّهُنَّ
sanki onlar
ka-annahunna
sanki onlar ٱلْيَاقُوتُ yakut l-yāqūtu
yakut وَٱلْمَرْجَانُ ve mercandırlar wal-marjānu
ve mercandırlar ٥٨ (58)
(58)
sanki onlar ٱلْيَاقُوتُ yakut l-yāqūtu
yakut وَٱلْمَرْجَانُ ve mercandırlar wal-marjānu
ve mercandırlar ٥٨ (58)
(58)
Onlar yakut ve mercan gibidirler.
55:59
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٥٩ (59)
(59)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٥٩ (59)
(59)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:60
هَلْ
değil midir?
hal
değil midir? جَزَآءُ karşılığı jazāu
karşılığı ٱلْإِحْسَـٰنِ iyiliğin l-iḥ'sāni
iyiliğin إِلَّا yalnız illā
yalnız ٱلْإِحْسَـٰنُ iyilik l-iḥ'sānu
iyilik ٦٠ (60)
(60)
değil midir? جَزَآءُ karşılığı jazāu
karşılığı ٱلْإِحْسَـٰنِ iyiliğin l-iḥ'sāni
iyiliğin إِلَّا yalnız illā
yalnız ٱلْإِحْسَـٰنُ iyilik l-iḥ'sānu
iyilik ٦٠ (60)
(60)
İyiliğin karşılığı ancak iyilik değil midir?
55:61
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٦١ (61)
(61)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٦١ (61)
(61)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:62
وَمِن
ve vardır
wamin
ve vardır دُونِهِمَا ikisinden başka dūnihimā
ikisinden başka جَنَّتَانِ iki cennet (daha) jannatāni
iki cennet (daha) ٦٢ (62)
(62)
ve vardır دُونِهِمَا ikisinden başka dūnihimā
ikisinden başka جَنَّتَانِ iki cennet (daha) jannatāni
iki cennet (daha) ٦٢ (62)
(62)
Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.
55:63
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٦٣ (63)
(63)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٦٣ (63)
(63)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:64
مُدْهَآمَّتَانِ
yemyeşildirler
mud'hāmmatāni
yemyeşildirler ٦٤ (64)
(64)
yemyeşildirler ٦٤ (64)
(64)
Renkleri koyu yeşildir.
55:65
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٦٥ (65)
(65)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٦٥ (65)
(65)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:66
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
fīhimā
ikisinde de vardır عَيْنَانِ iki kaynak ʿaynāni
iki kaynak نَضَّاخَتَانِ fışkıran naḍḍākhatāni
fışkıran ٦٦ (66)
(66)
ikisinde de vardır عَيْنَانِ iki kaynak ʿaynāni
iki kaynak نَضَّاخَتَانِ fışkıran naḍḍākhatāni
fışkıran ٦٦ (66)
(66)
İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır.
55:67
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٦٧ (67)
(67)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٦٧ (67)
(67)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:68
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
fīhimā
ikisinde de vardır فَـٰكِهَةٌۭ meyvalar fākihatun
meyvalar وَنَخْلٌۭ ve hurma wanakhlun
ve hurma وَرُمَّانٌۭ ve nar warummānun
ve nar ٦٨ (68)
(68)
ikisinde de vardır فَـٰكِهَةٌۭ meyvalar fākihatun
meyvalar وَنَخْلٌۭ ve hurma wanakhlun
ve hurma وَرُمَّانٌۭ ve nar warummānun
ve nar ٦٨ (68)
(68)
İkisinde de türlü türlü meyveler, hurmalıklar ve nar ağaçları vardır.
55:69
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٦٩ (69)
(69)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٦٩ (69)
(69)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:70
فِيهِنَّ
onlarda vardır
fīhinna
onlarda vardır خَيْرَٰتٌ iyi huylu (kadınlar) khayrātun
iyi huylu (kadınlar) حِسَانٌۭ güzel ḥisānun
güzel ٧٠ (70)
(70)
onlarda vardır خَيْرَٰتٌ iyi huylu (kadınlar) khayrātun
iyi huylu (kadınlar) حِسَانٌۭ güzel ḥisānun
güzel ٧٠ (70)
(70)
Oralarda iyi huylu güzel kadınlar vardır.
55:71
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٧١ (71)
(71)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٧١ (71)
(71)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:72
حُورٌۭ
huriler
ḥūrun
huriler مَّقْصُورَٰتٌۭ kapanmış maqṣūrātun
kapanmış فِى içine fī
içine ٱلْخِيَامِ çadırlar l-khiyāmi
çadırlar ٧٢ (72)
(72)
huriler مَّقْصُورَٰتٌۭ kapanmış maqṣūrātun
kapanmış فِى içine fī
içine ٱلْخِيَامِ çadırlar l-khiyāmi
çadırlar ٧٢ (72)
(72)
Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır.
55:73
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٧٣ (73)
(73)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٧٣ (73)
(73)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:74
لَمْ
onlara temas etmemiştir
lam
onlara temas etmemiştir يَطْمِثْهُنَّ has touched them yaṭmith'hunna
has touched them إِنسٌۭ insan insun
insan قَبْلَهُمْ bunlardan önce qablahum
bunlardan önce وَلَا ne de walā
ne de جَآنٌّۭ cin jānnun
cin ٧٤ (74)
(74)
onlara temas etmemiştir يَطْمِثْهُنَّ has touched them yaṭmith'hunna
has touched them إِنسٌۭ insan insun
insan قَبْلَهُمْ bunlardan önce qablahum
bunlardan önce وَلَا ne de walā
ne de جَآنٌّۭ cin jānnun
cin ٧٤ (74)
(74)
Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.
55:75
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٧٥ (75)
(75)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٧٥ (75)
(75)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:76
مُتَّكِـِٔينَ
yaslanırlar
muttakiīna
yaslanırlar عَلَىٰ üzerine ʿalā
üzerine رَفْرَفٍ yastıklar rafrafin
yastıklar خُضْرٍۢ yeşil khuḍ'rin
yeşil وَعَبْقَرِىٍّ ve döşeklere waʿabqariyyin
ve döşeklere حِسَانٍۢ harikulade güzel ḥisānin
harikulade güzel ٧٦ (76)
(76)
yaslanırlar عَلَىٰ üzerine ʿalā
üzerine رَفْرَفٍ yastıklar rafrafin
yastıklar خُضْرٍۢ yeşil khuḍ'rin
yeşil وَعَبْقَرِىٍّ ve döşeklere waʿabqariyyin
ve döşeklere حِسَانٍۢ harikulade güzel ḥisānin
harikulade güzel ٧٦ (76)
(76)
Cennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar.
55:77
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
fabi-ayyi
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٧٧ (77)
(77)
şimdi hangi? ءَالَآءِ ni'metlerini ālāi
ni'metlerini رَبِّكُمَا Rabbinizin rabbikumā
Rabbinizin تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz tukadhibāni
yalanlıyorsunuz ٧٧ (77)
(77)
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
55:78
تَبَـٰرَكَ
ne yücedir
tabāraka
ne yücedir ٱسْمُ adı us'mu
adı رَبِّكَ Rabbinin rabbika
Rabbinin ذِى sahibi dhī
sahibi ٱلْجَلَـٰلِ büyüklük l-jalāli
büyüklük وَٱلْإِكْرَامِ ve ikram wal-ik'rāmi
ve ikram ٧٨ (78)
(78)
ne yücedir ٱسْمُ adı us'mu
adı رَبِّكَ Rabbinin rabbika
Rabbinin ذِى sahibi dhī
sahibi ٱلْجَلَـٰلِ büyüklük l-jalāli
büyüklük وَٱلْإِكْرَامِ ve ikram wal-ik'rāmi
ve ikram ٧٨ (78)
(78)
Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir!