91
Şems
الشمس
Besmele
بِسْمِ
adıyla
bis'mi
adıyla ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
adıyla ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
91:1
وَٱلشَّمْسِ
güneşe andolsun
wal-shamsi
güneşe andolsun وَضُحَىٰهَا ve onun aydın sabahına waḍuḥāhā
ve onun aydın sabahına ١ (1)
(1)
güneşe andolsun وَضُحَىٰهَا ve onun aydın sabahına waḍuḥāhā
ve onun aydın sabahına ١ (1)
(1)
Güneşe ve onun ışığına,
91:2
وَٱلْقَمَرِ
ve aya andolsun
wal-qamari
ve aya andolsun إِذَا onu izleyen idhā
onu izleyen تَلَىٰهَا it follows it talāhā
it follows it ٢ (2)
(2)
ve aya andolsun إِذَا onu izleyen idhā
onu izleyen تَلَىٰهَا it follows it talāhā
it follows it ٢ (2)
(2)
Ardından gelmekte olan aya,
91:3
وَٱلنَّهَارِ
ve gündüze andolsun
wal-nahāri
ve gündüze andolsun إِذَا onu (güneşi) ortaya çıkaran idhā
onu (güneşi) ortaya çıkaran جَلَّىٰهَا it displays it jallāhā
it displays it ٣ (3)
(3)
ve gündüze andolsun إِذَا onu (güneşi) ortaya çıkaran idhā
onu (güneşi) ortaya çıkaran جَلَّىٰهَا it displays it jallāhā
it displays it ٣ (3)
(3)
Onu ortaya koyan gündüze,
91:4
وَٱلَّيْلِ
ve geceye andolsun
wa-al-layli
ve geceye andolsun إِذَا onu örten idhā
onu örten يَغْشَىٰهَا it covers it yaghshāhā
it covers it ٤ (4)
(4)
ve geceye andolsun إِذَا onu örten idhā
onu örten يَغْشَىٰهَا it covers it yaghshāhā
it covers it ٤ (4)
(4)
Onu bürüyen geceye,
91:5
وَٱلسَّمَآءِ
ve göğe andolsun
wal-samāi
ve göğe andolsun وَمَا ve wamā
ve بَنَىٰهَا onu yapana banāhā
onu yapana ٥ (5)
(5)
ve göğe andolsun وَمَا ve wamā
ve بَنَىٰهَا onu yapana banāhā
onu yapana ٥ (5)
(5)
Göğe ve onu yapana,
91:6
وَٱلْأَرْضِ
ve yere andolsun
wal-arḍi
ve yere andolsun وَمَا ve wamā
ve طَحَىٰهَا onu yuvarlayıp döşeyene ṭaḥāhā
onu yuvarlayıp döşeyene ٦ (6)
(6)
ve yere andolsun وَمَا ve wamā
ve طَحَىٰهَا onu yuvarlayıp döşeyene ṭaḥāhā
onu yuvarlayıp döşeyene ٦ (6)
(6)
Yere ve onu yayana,
91:7
وَنَفْسٍۢ
ve nefse andolsun
wanafsin
ve nefse andolsun وَمَا ve wamā
ve سَوَّىٰهَا onu biçimlendirene sawwāhā
onu biçimlendirene ٧ (7)
(7)
ve nefse andolsun وَمَا ve wamā
ve سَوَّىٰهَا onu biçimlendirene sawwāhā
onu biçimlendirene ٧ (7)
(7)
Kişiye ve onu şekillendirene,
91:8
فَأَلْهَمَهَا
ona ilham edene andolsun
fa-alhamahā
ona ilham edene andolsun فُجُورَهَا bozukluğunu fujūrahā
bozukluğunu وَتَقْوَىٰهَا ve korunmasını wataqwāhā
ve korunmasını ٨ (8)
(8)
ona ilham edene andolsun فُجُورَهَا bozukluğunu fujūrahā
bozukluğunu وَتَقْوَىٰهَا ve korunmasını wataqwāhā
ve korunmasını ٨ (8)
(8)
Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun ki:
91:9
قَدْ
elbette
qad
elbette أَفْلَحَ kazanmıştır aflaḥa
kazanmıştır مَن kimse man
kimse زَكَّىٰهَا nefsini yücelten zakkāhā
nefsini yücelten ٩ (9)
(9)
elbette أَفْلَحَ kazanmıştır aflaḥa
kazanmıştır مَن kimse man
kimse زَكَّىٰهَا nefsini yücelten zakkāhā
nefsini yücelten ٩ (9)
(9)
Kendini arıtan saadete ermiştir.
91:10
وَقَدْ
ve elbette
waqad
ve elbette خَابَ ziyana uğramıştır khāba
ziyana uğramıştır مَن kimse man
kimse دَسَّىٰهَا onu alçaltan dassāhā
onu alçaltan ١٠ (10)
(10)
ve elbette خَابَ ziyana uğramıştır khāba
ziyana uğramıştır مَن kimse man
kimse دَسَّىٰهَا onu alçaltan dassāhā
onu alçaltan ١٠ (10)
(10)
Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır.
91:11
كَذَّبَتْ
yalanladı
kadhabat
yalanladı ثَمُودُ Semud thamūdu
Semud بِطَغْوَىٰهَآ azgınlığı yüzünden biṭaghwāhā
azgınlığı yüzünden ١١ (11)
(11)
yalanladı ثَمُودُ Semud thamūdu
Semud بِطَغْوَىٰهَآ azgınlığı yüzünden biṭaghwāhā
azgınlığı yüzünden ١١ (11)
(11)
Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.
91:12
إِذِ
zaman
idhi
zaman ٱنۢبَعَثَ ayaklandığı inbaʿatha
ayaklandığı أَشْقَىٰهَا en haydutları ashqāhā
en haydutları ١٢ (12)
(12)
zaman ٱنۢبَعَثَ ayaklandığı inbaʿatha
ayaklandığı أَشْقَىٰهَا en haydutları ashqāhā
en haydutları ١٢ (12)
(12)
Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.
91:13
فَقَالَ
demişti
faqāla
demişti لَهُمْ onlara lahum
onlara رَسُولُ elçisi rasūlu
elçisi ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın نَاقَةَ devesine nāqata
devesine ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın وَسُقْيَـٰهَا ve onun su içmesini wasuq'yāhā
ve onun su içmesini ١٣ (13)
(13)
demişti لَهُمْ onlara lahum
onlara رَسُولُ elçisi rasūlu
elçisi ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın نَاقَةَ devesine nāqata
devesine ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın وَسُقْيَـٰهَا ve onun su içmesini wasuq'yāhā
ve onun su içmesini ١٣ (13)
(13)
Allah'ın peygamberi onlara, Allah'ın devesini göstermiş ve: "Allah'ın bu devesine ve onun su hakkına dokunmayın" demişti.
91:14
فَكَذَّبُوهُ
onu yalanladılar
fakadhabūhu
onu yalanladılar فَعَقَرُوهَا ve onu kestiler faʿaqarūhā
ve onu kestiler فَدَمْدَمَ başlarına geçirdi fadamdama
başlarına geçirdi عَلَيْهِمْ onların ʿalayhim
onların رَبُّهُم Rableri rabbuhum
Rableri بِذَنۢبِهِمْ günahları yüzünden bidhanbihim
günahları yüzünden فَسَوَّىٰهَا ve orayı dümdüz etti fasawwāhā
ve orayı dümdüz etti ١٤ (14)
(14)
onu yalanladılar فَعَقَرُوهَا ve onu kestiler faʿaqarūhā
ve onu kestiler فَدَمْدَمَ başlarına geçirdi fadamdama
başlarına geçirdi عَلَيْهِمْ onların ʿalayhim
onların رَبُّهُم Rableri rabbuhum
Rableri بِذَنۢبِهِمْ günahları yüzünden bidhanbihim
günahları yüzünden فَسَوَّىٰهَا ve orayı dümdüz etti fasawwāhā
ve orayı dümdüz etti ١٤ (14)
(14)
Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları.
91:15
وَلَا
ve
walā
ve يَخَافُ (Rab) korkmaz yakhāfu
(Rab) korkmaz عُقْبَـٰهَا bu işin sonundan ʿuq'bāhā
bu işin sonundan ١٥ (15)
(15)
ve يَخَافُ (Rab) korkmaz yakhāfu
(Rab) korkmaz عُقْبَـٰهَا bu işin sonundan ʿuq'bāhā
bu işin sonundan ١٥ (15)
(15)
Bu işin sonundan O'nun korkusu yoktur.