76
İnsan
الانسان
Besmele
بِسْمِ
adıyla
bis'mi
adıyla ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
adıyla ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
76:1
هَلْ
geçmedi mi?
hal
geçmedi mi? أَتَىٰ (there) come atā
(there) come عَلَى üzerinden ʿalā
üzerinden ٱلْإِنسَـٰنِ insanın l-insāni
insanın حِينٌۭ bir süre ḥīnun
bir süre مِّنَ uzun devirden mina
uzun devirden ٱلدَّهْرِ time l-dahri
time لَمْ olmadığı lam
olmadığı يَكُن he was yakun
he was شَيْـًۭٔا bir şey shayan
bir şey مَّذْكُورًا anılan madhkūran
anılan ١ (1)
(1)
geçmedi mi? أَتَىٰ (there) come atā
(there) come عَلَى üzerinden ʿalā
üzerinden ٱلْإِنسَـٰنِ insanın l-insāni
insanın حِينٌۭ bir süre ḥīnun
bir süre مِّنَ uzun devirden mina
uzun devirden ٱلدَّهْرِ time l-dahri
time لَمْ olmadığı lam
olmadığı يَكُن he was yakun
he was شَيْـًۭٔا bir şey shayan
bir şey مَّذْكُورًا anılan madhkūran
anılan ١ (1)
(1)
İnsanoğlu, var edilip bahse değer bir şey olana kadar, şüphesiz, uzun bir zaman geçmemiş midir?
76:2
إِنَّا
doğrusu biz
innā
doğrusu biz خَلَقْنَا yarattık khalaqnā
yarattık ٱلْإِنسَـٰنَ insanı l-insāna
insanı مِن bir nutfeden min
bir nutfeden نُّطْفَةٍ a semen-drop nuṭ'fatin
a semen-drop أَمْشَاجٍۢ karışık amshājin
karışık نَّبْتَلِيهِ imtihan etmek için nabtalīhi
imtihan etmek için فَجَعَلْنَـٰهُ ve onu yaptık fajaʿalnāhu
ve onu yaptık سَمِيعًۢا işitici samīʿan
işitici بَصِيرًا görücü baṣīran
görücü ٢ (2)
(2)
doğrusu biz خَلَقْنَا yarattık khalaqnā
yarattık ٱلْإِنسَـٰنَ insanı l-insāna
insanı مِن bir nutfeden min
bir nutfeden نُّطْفَةٍ a semen-drop nuṭ'fatin
a semen-drop أَمْشَاجٍۢ karışık amshājin
karışık نَّبْتَلِيهِ imtihan etmek için nabtalīhi
imtihan etmek için فَجَعَلْنَـٰهُ ve onu yaptık fajaʿalnāhu
ve onu yaptık سَمِيعًۢا işitici samīʿan
işitici بَصِيرًا görücü baṣīran
görücü ٢ (2)
(2)
Biz insanı katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz; bu yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır.
76:3
إِنَّا
elbette biz
innā
elbette biz هَدَيْنَـٰهُ ona gösterdik hadaynāhu
ona gösterdik ٱلسَّبِيلَ yolu l-sabīla
yolu إِمَّا ya immā
ya شَاكِرًۭا şükreder shākiran
şükreder وَإِمَّا veya wa-immā
veya كَفُورًا nankör olur kafūran
nankör olur ٣ (3)
(3)
elbette biz هَدَيْنَـٰهُ ona gösterdik hadaynāhu
ona gösterdik ٱلسَّبِيلَ yolu l-sabīla
yolu إِمَّا ya immā
ya شَاكِرًۭا şükreder shākiran
şükreder وَإِمَّا veya wa-immā
veya كَفُورًا nankör olur kafūran
nankör olur ٣ (3)
(3)
Şüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük.
76:4
إِنَّآ
elbette biz
innā
elbette biz أَعْتَدْنَا hazırlamışızdır aʿtadnā
hazırlamışızdır لِلْكَـٰفِرِينَ kafirler için lil'kāfirīna
kafirler için سَلَـٰسِلَا۟ zincirler salāsilā
zincirler وَأَغْلَـٰلًۭا ve demir halkalar wa-aghlālan
ve demir halkalar وَسَعِيرًا ve alevli bir ateş wasaʿīran
ve alevli bir ateş ٤ (4)
(4)
elbette biz أَعْتَدْنَا hazırlamışızdır aʿtadnā
hazırlamışızdır لِلْكَـٰفِرِينَ kafirler için lil'kāfirīna
kafirler için سَلَـٰسِلَا۟ zincirler salāsilā
zincirler وَأَغْلَـٰلًۭا ve demir halkalar wa-aghlālan
ve demir halkalar وَسَعِيرًا ve alevli bir ateş wasaʿīran
ve alevli bir ateş ٤ (4)
(4)
Doğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık.
76:5
إِنَّ
şüphesiz
inna
şüphesiz ٱلْأَبْرَارَ iyiler l-abrāra
iyiler يَشْرَبُونَ içerler yashrabūna
içerler مِن bir kadehten min
bir kadehten كَأْسٍۢ a cup kasin
a cup كَانَ olan kāna
olan مِزَاجُهَا karışımı mizājuhā
karışımı كَافُورًا kâfûr kāfūran
kâfûr ٥ (5)
(5)
şüphesiz ٱلْأَبْرَارَ iyiler l-abrāra
iyiler يَشْرَبُونَ içerler yashrabūna
içerler مِن bir kadehten min
bir kadehten كَأْسٍۢ a cup kasin
a cup كَانَ olan kāna
olan مِزَاجُهَا karışımı mizājuhā
karışımı كَافُورًا kâfûr kāfūran
kâfûr ٥ (5)
(5)
Şüphesiz iyiler kafur katılmış bir tastan içerler.
76:6
عَيْنًۭا
bir kaynak
ʿaynan
bir kaynak يَشْرَبُ içerler yashrabu
içerler بِهَا ondan bihā
ondan عِبَادُ kulları ʿibādu
kulları ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın يُفَجِّرُونَهَا akıtırlar yufajjirūnahā
akıtırlar تَفْجِيرًۭا fışkırtarak tafjīran
fışkırtarak ٦ (6)
(6)
bir kaynak يَشْرَبُ içerler yashrabu
içerler بِهَا ondan bihā
ondan عِبَادُ kulları ʿibādu
kulları ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın يُفَجِّرُونَهَا akıtırlar yufajjirūnahā
akıtırlar تَفْجِيرًۭا fışkırtarak tafjīran
fışkırtarak ٦ (6)
(6)
Bu ancak Allah'ın kullarının taşıra taşıra içebileceği bir pınardır.
76:7
يُوفُونَ
yerine getirirler
yūfūna
yerine getirirler بِٱلنَّذْرِ adaklarını bil-nadhri
adaklarını وَيَخَافُونَ ve korkarlar wayakhāfūna
ve korkarlar يَوْمًۭا bir günden yawman
bir günden كَانَ olan kāna
olan شَرُّهُۥ şerri sharruhu
şerri مُسْتَطِيرًۭا salgın mus'taṭīran
salgın ٧ (7)
(7)
yerine getirirler بِٱلنَّذْرِ adaklarını bil-nadhri
adaklarını وَيَخَافُونَ ve korkarlar wayakhāfūna
ve korkarlar يَوْمًۭا bir günden yawman
bir günden كَانَ olan kāna
olan شَرُّهُۥ şerri sharruhu
şerri مُسْتَطِيرًۭا salgın mus'taṭīran
salgın ٧ (7)
(7)
Onlar verdikleri sözleri yerine getirirler, fenalığı yaygın olan bir günden korkarlar.
76:8
وَيُطْعِمُونَ
ve yedirirler
wayuṭ'ʿimūna
ve yedirirler ٱلطَّعَامَ yemeği l-ṭaʿāma
yemeği عَلَىٰ sevdikleri ʿalā
sevdikleri حُبِّهِۦ love (for) it ḥubbihi
love (for) it مِسْكِينًۭا yoksula mis'kīnan
yoksula وَيَتِيمًۭا ve yetime wayatīman
ve yetime وَأَسِيرًا ve esire wa-asīran
ve esire ٨ (8)
(8)
ve yedirirler ٱلطَّعَامَ yemeği l-ṭaʿāma
yemeği عَلَىٰ sevdikleri ʿalā
sevdikleri حُبِّهِۦ love (for) it ḥubbihi
love (for) it مِسْكِينًۭا yoksula mis'kīnan
yoksula وَيَتِيمًۭا ve yetime wayatīman
ve yetime وَأَسِيرًا ve esire wa-asīran
ve esire ٨ (8)
(8)
Onlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler.
76:9
إِنَّمَا
biz
innamā
biz نُطْعِمُكُمْ size yediriyoruz nuṭ'ʿimukum
size yediriyoruz لِوَجْهِ rızası için liwajhi
rızası için ٱللَّهِ Allah l-lahi
Allah لَا beklemiyoruz lā
beklemiyoruz نُرِيدُ we desire nurīdu
we desire مِنكُمْ sizden minkum
sizden جَزَآءًۭ bir karşılık jazāan
bir karşılık وَلَا ne de walā
ne de شُكُورًا teşekkür shukūran
teşekkür ٩ (9)
(9)
biz نُطْعِمُكُمْ size yediriyoruz nuṭ'ʿimukum
size yediriyoruz لِوَجْهِ rızası için liwajhi
rızası için ٱللَّهِ Allah l-lahi
Allah لَا beklemiyoruz lā
beklemiyoruz نُرِيدُ we desire nurīdu
we desire مِنكُمْ sizden minkum
sizden جَزَآءًۭ bir karşılık jazāan
bir karşılık وَلَا ne de walā
ne de شُكُورًا teşekkür shukūran
teşekkür ٩ (9)
(9)
"Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler.
76:10
إِنَّا
çünkü biz
innā
çünkü biz نَخَافُ korkarız nakhāfu
korkarız مِن Rabbimizden min
Rabbimizden رَّبِّنَا our Lord rabbinā
our Lord يَوْمًا bir günde yawman
bir günde عَبُوسًۭا suratsız ʿabūsan
suratsız قَمْطَرِيرًۭا çok katı qamṭarīran
çok katı ١٠ (10)
(10)
çünkü biz نَخَافُ korkarız nakhāfu
korkarız مِن Rabbimizden min
Rabbimizden رَّبِّنَا our Lord rabbinā
our Lord يَوْمًا bir günde yawman
bir günde عَبُوسًۭا suratsız ʿabūsan
suratsız قَمْطَرِيرًۭا çok katı qamṭarīran
çok katı ١٠ (10)
(10)
"Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler.
76:11
فَوَقَىٰهُمُ
onları korumuştur
fawaqāhumu
onları korumuştur ٱللَّهُ Allah l-lahu
Allah شَرَّ şerrinden sharra
şerrinden ذَٰلِكَ o dhālika
o ٱلْيَوْمِ günün l-yawmi
günün وَلَقَّىٰهُمْ ve onlara vermiştir walaqqāhum
ve onlara vermiştir نَضْرَةًۭ parlaklık naḍratan
parlaklık وَسُرُورًۭا ve sevinç wasurūran
ve sevinç ١١ (11)
(11)
onları korumuştur ٱللَّهُ Allah l-lahu
Allah شَرَّ şerrinden sharra
şerrinden ذَٰلِكَ o dhālika
o ٱلْيَوْمِ günün l-yawmi
günün وَلَقَّىٰهُمْ ve onlara vermiştir walaqqāhum
ve onlara vermiştir نَضْرَةًۭ parlaklık naḍratan
parlaklık وَسُرُورًۭا ve sevinç wasurūran
ve sevinç ١١ (11)
(11)
Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir.
76:12
وَجَزَىٰهُم
onların ödülleri
wajazāhum
onların ödülleri بِمَا dolayı bimā
dolayı صَبَرُوا۟ sabrettiklerinden ṣabarū
sabrettiklerinden جَنَّةًۭ cennettir jannatan
cennettir وَحَرِيرًۭا ve ipektir waḥarīran
ve ipektir ١٢ (12)
(12)
onların ödülleri بِمَا dolayı bimā
dolayı صَبَرُوا۟ sabrettiklerinden ṣabarū
sabrettiklerinden جَنَّةًۭ cennettir jannatan
cennettir وَحَرِيرًۭا ve ipektir waḥarīran
ve ipektir ١٢ (12)
(12)
Sabırlarının karşılığı, cennet ve oradaki ipeklerdir.
76:13
مُّتَّكِـِٔينَ
yaslanırlar
muttakiīna
yaslanırlar فِيهَا orada fīhā
orada عَلَى üzerinde ʿalā
üzerinde ٱلْأَرَآئِكِ ۖ divanlar l-arāiki
divanlar لَا görmezler lā
görmezler يَرَوْنَ they will see yarawna
they will see فِيهَا orada fīhā
orada شَمْسًۭا (yakıcı) güneş shamsan
(yakıcı) güneş وَلَا ve ne de walā
ve ne de زَمْهَرِيرًۭا dondurucu soğuk zamharīran
dondurucu soğuk ١٣ (13)
(13)
yaslanırlar فِيهَا orada fīhā
orada عَلَى üzerinde ʿalā
üzerinde ٱلْأَرَآئِكِ ۖ divanlar l-arāiki
divanlar لَا görmezler lā
görmezler يَرَوْنَ they will see yarawna
they will see فِيهَا orada fīhā
orada شَمْسًۭا (yakıcı) güneş shamsan
(yakıcı) güneş وَلَا ve ne de walā
ve ne de زَمْهَرِيرًۭا dondurucu soğuk zamharīran
dondurucu soğuk ١٣ (13)
(13)
Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler.
76:14
وَدَانِيَةً
ve yaklaşmıştır
wadāniyatan
ve yaklaşmıştır عَلَيْهِمْ üzerlerine ʿalayhim
üzerlerine ظِلَـٰلُهَا onun gölgeleri ẓilāluhā
onun gölgeleri وَذُلِّلَتْ ve eğdirilmiştir wadhullilat
ve eğdirilmiştir قُطُوفُهَا meyvaları quṭūfuhā
meyvaları تَذْلِيلًۭا aşağı eğdirilerek tadhlīlan
aşağı eğdirilerek ١٤ (14)
(14)
ve yaklaşmıştır عَلَيْهِمْ üzerlerine ʿalayhim
üzerlerine ظِلَـٰلُهَا onun gölgeleri ẓilāluhā
onun gölgeleri وَذُلِّلَتْ ve eğdirilmiştir wadhullilat
ve eğdirilmiştir قُطُوفُهَا meyvaları quṭūfuhā
meyvaları تَذْلِيلًۭا aşağı eğdirilerek tadhlīlan
aşağı eğdirilerek ١٤ (14)
(14)
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır.
76:15
وَيُطَافُ
ve dolaştırılır
wayuṭāfu
ve dolaştırılır عَلَيْهِم yanlarında ʿalayhim
yanlarında بِـَٔانِيَةٍۢ kablar biāniyatin
kablar مِّن gümüşten min
gümüşten فِضَّةٍۢ silver fiḍḍatin
silver وَأَكْوَابٍۢ ve kupalar wa-akwābin
ve kupalar كَانَتْ olan kānat
olan قَوَارِيرَا۠ billur qawārīrā
billur ١٥ (15)
(15)
ve dolaştırılır عَلَيْهِم yanlarında ʿalayhim
yanlarında بِـَٔانِيَةٍۢ kablar biāniyatin
kablar مِّن gümüşten min
gümüşten فِضَّةٍۢ silver fiḍḍatin
silver وَأَكْوَابٍۢ ve kupalar wa-akwābin
ve kupalar كَانَتْ olan kānat
olan قَوَارِيرَا۠ billur qawārīrā
billur ١٥ (15)
(15)
Çevrelerinde gümüş kaplar ve billur kaseler dolaştırılır.
76:16
قَوَارِيرَا۟
billurlar ki
qawārīrā
billurlar ki مِن gümüşten min
gümüşten فِضَّةٍۢ silver fiḍḍatin
silver قَدَّرُوهَا onları takdir etmişlerdir qaddarūhā
onları takdir etmişlerdir تَقْدِيرًۭا istedikleri ölçüde taqdīran
istedikleri ölçüde ١٦ (16)
(16)
billurlar ki مِن gümüşten min
gümüşten فِضَّةٍۢ silver fiḍḍatin
silver قَدَّرُوهَا onları takdir etmişlerdir qaddarūhā
onları takdir etmişlerdir تَقْدِيرًۭا istedikleri ölçüde taqdīran
istedikleri ölçüde ١٦ (16)
(16)
Billurları gümüş gibi parlaktır, onları ölçüp ölçüp dağıtırlar.
76:17
وَيُسْقَوْنَ
ve onlara içirilir
wayus'qawna
ve onlara içirilir فِيهَا orada fīhā
orada كَأْسًۭا kadehten kasan
kadehten كَانَ olan kāna
olan مِزَاجُهَا karışımı mizājuhā
karışımı زَنجَبِيلًا zencefil zanjabīlan
zencefil ١٧ (17)
(17)
ve onlara içirilir فِيهَا orada fīhā
orada كَأْسًۭا kadehten kasan
kadehten كَانَ olan kāna
olan مِزَاجُهَا karışımı mizājuhā
karışımı زَنجَبِيلًا zencefil zanjabīlan
zencefil ١٧ (17)
(17)
Orada, zencefil karışık bir tasla içirilirler.
76:18
عَيْنًۭا
bir çeşme
ʿaynan
bir çeşme فِيهَا orada fīhā
orada تُسَمَّىٰ adına denir tusammā
adına denir سَلْسَبِيلًۭا Selsebil salsabīlan
Selsebil ١٨ (18)
(18)
bir çeşme فِيهَا orada fīhā
orada تُسَمَّىٰ adına denir tusammā
adına denir سَلْسَبِيلًۭا Selsebil salsabīlan
Selsebil ١٨ (18)
(18)
O pınara "Selsebil" denir.
76:19
۞ وَيَطُوفُ
dolaşır
wayaṭūfu
dolaşır عَلَيْهِمْ çevrelerinde ʿalayhim
çevrelerinde وِلْدَٰنٌۭ gençler wil'dānun
gençler مُّخَلَّدُونَ ölümsüz mukhalladūna
ölümsüz إِذَا onları görsen idhā
onları görsen رَأَيْتَهُمْ you see them ra-aytahum
you see them حَسِبْتَهُمْ kendilerini sanırsın ḥasib'tahum
kendilerini sanırsın لُؤْلُؤًۭا inci lu'lu-an
inci مَّنثُورًۭا saçılmış manthūran
saçılmış ١٩ (19)
(19)
dolaşır عَلَيْهِمْ çevrelerinde ʿalayhim
çevrelerinde وِلْدَٰنٌۭ gençler wil'dānun
gençler مُّخَلَّدُونَ ölümsüz mukhalladūna
ölümsüz إِذَا onları görsen idhā
onları görsen رَأَيْتَهُمْ you see them ra-aytahum
you see them حَسِبْتَهُمْ kendilerini sanırsın ḥasib'tahum
kendilerini sanırsın لُؤْلُؤًۭا inci lu'lu-an
inci مَّنثُورًۭا saçılmış manthūran
saçılmış ١٩ (19)
(19)
Yanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış birer inci sanırsın.
76:20
وَإِذَا
ve zaman
wa-idhā
ve zaman رَأَيْتَ baktığın ra-ayta
baktığın ثَمَّ sonra thamma
sonra رَأَيْتَ görürsün ra-ayta
görürsün نَعِيمًۭا bir ni'met naʿīman
bir ni'met وَمُلْكًۭا ve bir mülk wamul'kan
ve bir mülk كَبِيرًا büyük kabīran
büyük ٢٠ (20)
(20)
ve zaman رَأَيْتَ baktığın ra-ayta
baktığın ثَمَّ sonra thamma
sonra رَأَيْتَ görürsün ra-ayta
görürsün نَعِيمًۭا bir ni'met naʿīman
bir ni'met وَمُلْكًۭا ve bir mülk wamul'kan
ve bir mülk كَبِيرًا büyük kabīran
büyük ٢٠ (20)
(20)
Oranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
76:21
عَـٰلِيَهُمْ
üstlerinde vardır
ʿāliyahum
üstlerinde vardır ثِيَابُ giysiler thiyābu
giysiler سُندُسٍ ince ipekten sundusin
ince ipekten خُضْرٌۭ yeşil khuḍ'run
yeşil وَإِسْتَبْرَقٌۭ ۖ ve kalın ipekten wa-is'tabraqun
ve kalın ipekten وَحُلُّوٓا۟ ve takınmışlardır waḥullū
ve takınmışlardır أَسَاوِرَ bilezikler asāwira
bilezikler مِن gümüşten min
gümüşten فِضَّةٍۢ silver fiḍḍatin
silver وَسَقَىٰهُمْ ve onlara içirmiştir wasaqāhum
ve onlara içirmiştir رَبُّهُمْ Rableri rabbuhum
Rableri شَرَابًۭا bir içki sharāban
bir içki طَهُورًا tertemiz ṭahūran
tertemiz ٢١ (21)
(21)
üstlerinde vardır ثِيَابُ giysiler thiyābu
giysiler سُندُسٍ ince ipekten sundusin
ince ipekten خُضْرٌۭ yeşil khuḍ'run
yeşil وَإِسْتَبْرَقٌۭ ۖ ve kalın ipekten wa-is'tabraqun
ve kalın ipekten وَحُلُّوٓا۟ ve takınmışlardır waḥullū
ve takınmışlardır أَسَاوِرَ bilezikler asāwira
bilezikler مِن gümüşten min
gümüşten فِضَّةٍۢ silver fiḍḍatin
silver وَسَقَىٰهُمْ ve onlara içirmiştir wasaqāhum
ve onlara içirmiştir رَبُّهُمْ Rableri rabbuhum
Rableri شَرَابًۭا bir içki sharāban
bir içki طَهُورًا tertemiz ṭahūran
tertemiz ٢١ (21)
(21)
Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır; gümüş bileziklerle süslenmişlerdir Rableri onlara tertemiz içecekler içirir.
76:22
إِنَّ
şüphesiz
inna
şüphesiz هَـٰذَا bu hādhā
bu كَانَ oldu kāna
oldu لَكُمْ sizin lakum
sizin جَزَآءًۭ ödülünüz jazāan
ödülünüz وَكَانَ ve olmuştur wakāna
ve olmuştur سَعْيُكُم çalışmanız saʿyukum
çalışmanız مَّشْكُورًا teşekküre layık mashkūran
teşekküre layık ٢٢ (22)
(22)
şüphesiz هَـٰذَا bu hādhā
bu كَانَ oldu kāna
oldu لَكُمْ sizin lakum
sizin جَزَآءًۭ ödülünüz jazāan
ödülünüz وَكَانَ ve olmuştur wakāna
ve olmuştur سَعْيُكُم çalışmanız saʿyukum
çalışmanız مَّشْكُورًا teşekküre layık mashkūran
teşekküre layık ٢٢ (22)
(22)
"İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer" denir.
76:23
إِنَّا
muhakkak Biziz
innā
muhakkak Biziz نَحْنُ biz naḥnu
biz نَزَّلْنَا indirdik nazzalnā
indirdik عَلَيْكَ sana ʿalayka
sana ٱلْقُرْءَانَ Kur'an'ı l-qur'āna
Kur'an'ı تَنزِيلًۭا parça parça tanzīlan
parça parça ٢٣ (23)
(23)
muhakkak Biziz نَحْنُ biz naḥnu
biz نَزَّلْنَا indirdik nazzalnā
indirdik عَلَيْكَ sana ʿalayka
sana ٱلْقُرْءَانَ Kur'an'ı l-qur'āna
Kur'an'ı تَنزِيلًۭا parça parça tanzīlan
parça parça ٢٣ (23)
(23)
Kuran'ı sana indiren şüphesiz Biziz.
76:24
فَٱصْبِرْ
o halde sabret
fa-iṣ'bir
o halde sabret لِحُكْمِ hükmüne liḥuk'mi
hükmüne رَبِّكَ Rabbinin rabbika
Rabbinin وَلَا ve walā
ve تُطِعْ ita'at etme tuṭiʿ
ita'at etme مِنْهُمْ onlardan min'hum
onlardan ءَاثِمًا günahkara āthiman
günahkara أَوْ yahut aw
yahut كَفُورًۭا inkarcıya kafūran
inkarcıya ٢٤ (24)
(24)
o halde sabret لِحُكْمِ hükmüne liḥuk'mi
hükmüne رَبِّكَ Rabbinin rabbika
Rabbinin وَلَا ve walā
ve تُطِعْ ita'at etme tuṭiʿ
ita'at etme مِنْهُمْ onlardan min'hum
onlardan ءَاثِمًا günahkara āthiman
günahkara أَوْ yahut aw
yahut كَفُورًۭا inkarcıya kafūran
inkarcıya ٢٤ (24)
(24)
Rabbinin hükmüne kadar sabret; onların günah işleyen ve inkarcı olanlarına uyma.
76:25
وَٱذْكُرِ
ve an
wa-udh'kuri
ve an ٱسْمَ adını is'ma
adını رَبِّكَ Rabbinin rabbika
Rabbinin بُكْرَةًۭ sabah buk'ratan
sabah وَأَصِيلًۭا ve akşam wa-aṣīlan
ve akşam ٢٥ (25)
(25)
ve an ٱسْمَ adını is'ma
adını رَبِّكَ Rabbinin rabbika
Rabbinin بُكْرَةًۭ sabah buk'ratan
sabah وَأَصِيلًۭا ve akşam wa-aṣīlan
ve akşam ٢٥ (25)
(25)
Rabbinin adını sabah akşam an.
76:26
وَمِنَ
bir bölümünde
wamina
bir bölümünde ٱلَّيْلِ gecenin al-layli
gecenin فَٱسْجُدْ secde et fa-us'jud
secde et لَهُۥ O'na lahu
O'na وَسَبِّحْهُ ve O'nu tesbih eyle wasabbiḥ'hu
ve O'nu tesbih eyle لَيْلًۭا geceleyin laylan
geceleyin طَوِيلًا uzun zaman ṭawīlan
uzun zaman ٢٦ (26)
(26)
bir bölümünde ٱلَّيْلِ gecenin al-layli
gecenin فَٱسْجُدْ secde et fa-us'jud
secde et لَهُۥ O'na lahu
O'na وَسَبِّحْهُ ve O'nu tesbih eyle wasabbiḥ'hu
ve O'nu tesbih eyle لَيْلًۭا geceleyin laylan
geceleyin طَوِيلًا uzun zaman ṭawīlan
uzun zaman ٢٦ (26)
(26)
Geceleyin O'na secde et; O'nu geceleri uzun uzun tesbih et.
76:27
إِنَّ
şüphesiz
inna
şüphesiz هَـٰٓؤُلَآءِ bunlar hāulāi
bunlar يُحِبُّونَ seviyorlar yuḥibbūna
seviyorlar ٱلْعَاجِلَةَ çabuk geçeni (dünyayı) l-ʿājilata
çabuk geçeni (dünyayı) وَيَذَرُونَ ve bırakıyorlar wayadharūna
ve bırakıyorlar وَرَآءَهُمْ ötelerindeki warāahum
ötelerindeki يَوْمًۭا bir günü yawman
bir günü ثَقِيلًۭا ağır thaqīlan
ağır ٢٧ (27)
(27)
şüphesiz هَـٰٓؤُلَآءِ bunlar hāulāi
bunlar يُحِبُّونَ seviyorlar yuḥibbūna
seviyorlar ٱلْعَاجِلَةَ çabuk geçeni (dünyayı) l-ʿājilata
çabuk geçeni (dünyayı) وَيَذَرُونَ ve bırakıyorlar wayadharūna
ve bırakıyorlar وَرَآءَهُمْ ötelerindeki warāahum
ötelerindeki يَوْمًۭا bir günü yawman
bir günü ثَقِيلًۭا ağır thaqīlan
ağır ٢٧ (27)
(27)
Doğrusu insanlar, çabuk elde edilen dünya nimetlerini severler de ağırlığı çekilmez günü arkalarında bırakırlar.
76:28
نَّحْنُ
biz
naḥnu
biz خَلَقْنَـٰهُمْ onları yarattık khalaqnāhum
onları yarattık وَشَدَدْنَآ ve sıkıca bağladık washadadnā
ve sıkıca bağladık أَسْرَهُمْ ۖ yapılarını asrahum
yapılarını وَإِذَا ve zaman wa-idhā
ve zaman شِئْنَا dilediğimiz shi'nā
dilediğimiz بَدَّلْنَآ değiştiririz baddalnā
değiştiririz أَمْثَـٰلَهُمْ onların benzerleriyle amthālahum
onların benzerleriyle تَبْدِيلًا tam bir değişiklikle tabdīlan
tam bir değişiklikle ٢٨ (28)
(28)
biz خَلَقْنَـٰهُمْ onları yarattık khalaqnāhum
onları yarattık وَشَدَدْنَآ ve sıkıca bağladık washadadnā
ve sıkıca bağladık أَسْرَهُمْ ۖ yapılarını asrahum
yapılarını وَإِذَا ve zaman wa-idhā
ve zaman شِئْنَا dilediğimiz shi'nā
dilediğimiz بَدَّلْنَآ değiştiririz baddalnā
değiştiririz أَمْثَـٰلَهُمْ onların benzerleriyle amthālahum
onların benzerleriyle تَبْدِيلًا tam bir değişiklikle tabdīlan
tam bir değişiklikle ٢٨ (28)
(28)
Onları yaratan, mafsallarını pekiştiren Biziz; dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz.
76:29
إِنَّ
şüphesiz
inna
şüphesiz هَـٰذِهِۦ bu hādhihi
bu تَذْكِرَةٌۭ ۖ bir öğüttür tadhkiratun
bir öğüttür فَمَن kimse faman
kimse شَآءَ dileyen shāa
dileyen ٱتَّخَذَ tutar ittakhadha
tutar إِلَىٰ varan ilā
varan رَبِّهِۦ Rabbine rabbihi
Rabbine سَبِيلًۭا yolu sabīlan
yolu ٢٩ (29)
(29)
şüphesiz هَـٰذِهِۦ bu hādhihi
bu تَذْكِرَةٌۭ ۖ bir öğüttür tadhkiratun
bir öğüttür فَمَن kimse faman
kimse شَآءَ dileyen shāa
dileyen ٱتَّخَذَ tutar ittakhadha
tutar إِلَىٰ varan ilā
varan رَبِّهِۦ Rabbine rabbihi
Rabbine سَبِيلًۭا yolu sabīlan
yolu ٢٩ (29)
(29)
Bu sadece bir öğüttür; dileyen, Rabbine giden yolu tutar.
76:30
وَمَا
ve
wamā
ve تَشَآءُونَ siz dileyemezsiniz tashāūna
siz dileyemezsiniz إِلَّآ dışında illā
dışında أَن dilemesi an
dilemesi يَشَآءَ wills yashāa
wills ٱللَّهُ ۚ Allah'ın l-lahu
Allah'ın إِنَّ şüphesiz inna
şüphesiz ٱللَّهَ Allah l-laha
Allah كَانَ bilendir kāna
bilendir عَلِيمًا All-Knower ʿalīman
All-Knower حَكِيمًۭا hüküm ve hikmet sahibidir ḥakīman
hüküm ve hikmet sahibidir ٣٠ (30)
(30)
ve تَشَآءُونَ siz dileyemezsiniz tashāūna
siz dileyemezsiniz إِلَّآ dışında illā
dışında أَن dilemesi an
dilemesi يَشَآءَ wills yashāa
wills ٱللَّهُ ۚ Allah'ın l-lahu
Allah'ın إِنَّ şüphesiz inna
şüphesiz ٱللَّهَ Allah l-laha
Allah كَانَ bilendir kāna
bilendir عَلِيمًا All-Knower ʿalīman
All-Knower حَكِيمًۭا hüküm ve hikmet sahibidir ḥakīman
hüküm ve hikmet sahibidir ٣٠ (30)
(30)
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Doğrusu Allah, bilendir, Hakim'dir.
76:31
يُدْخِلُ
sokar
yud'khilu
sokar مَن kimseyi man
kimseyi يَشَآءُ dilediği yashāu
dilediği فِى rahmetine fī
rahmetine رَحْمَتِهِۦ ۚ His mercy raḥmatihi
His mercy وَٱلظَّـٰلِمِينَ ve zalimler wal-ẓālimīna
ve zalimler أَعَدَّ hazırlamıştır aʿadda
hazırlamıştır لَهُمْ onlar için lahum
onlar için عَذَابًا bir azab ʿadhāban
bir azab أَلِيمًۢا acıklı alīman
acıklı ٣١ (31)
(31)
sokar مَن kimseyi man
kimseyi يَشَآءُ dilediği yashāu
dilediği فِى rahmetine fī
rahmetine رَحْمَتِهِۦ ۚ His mercy raḥmatihi
His mercy وَٱلظَّـٰلِمِينَ ve zalimler wal-ẓālimīna
ve zalimler أَعَدَّ hazırlamıştır aʿadda
hazırlamıştır لَهُمْ onlar için lahum
onlar için عَذَابًا bir azab ʿadhāban
bir azab أَلِيمًۢا acıklı alīman
acıklı ٣١ (31)
(31)
Dilediğine rahmet eder. Zalimlere, işte onlara, can yakıcı bir azap hazırlamıştır.