83

Mutaffifin

Mekki 36 Ayet Cüz 30
المطففين
Besmele
بِسْمِ adıyla bis'mi
adıyla
ٱللَّهِ Allah'ın l-lahi
Allah'ın
ٱلرَّحْمَـٰنِ Rahman l-raḥmāni
Rahman
ٱلرَّحِيمِ Rahim l-raḥīmi
Rahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
83:1
وَيْلٌۭ vay haline waylun
vay haline
لِّلْمُطَفِّفِينَ ölçü ve tartıda hile yapanların lil'muṭaffifīna
ölçü ve tartıda hile yapanların
١ (1)
(1)
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
83:2
ٱلَّذِينَ onlar alladhīna
onlar
إِذَا zaman idhā
zaman
ٱكْتَالُوا۟ bir şey ölçüp aldıkları ik'tālū
bir şey ölçüp aldıkları
عَلَى insanlardan ʿalā
insanlardan
ٱلنَّاسِ the people l-nāsi
the people
يَسْتَوْفُونَ ölçüyü tam yaparlar yastawfūna
ölçüyü tam yaparlar
٢ (2)
(2)
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
83:3
وَإِذَا ve zaman wa-idhā
ve zaman
كَالُوهُمْ kendileri onlara bir şey ölçtükleri kālūhum
kendileri onlara bir şey ölçtükleri
أَو veya aw
veya
وَّزَنُوهُمْ tarttıkları wazanūhum
tarttıkları
يُخْسِرُونَ eksik yaparlar yukh'sirūna
eksik yaparlar
٣ (3)
(3)
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
83:4
أَلَا sanmıyorlar mı? alā
sanmıyorlar mı?
يَظُنُّ think yaẓunnu
think
أُو۟لَـٰٓئِكَ işte ulāika
işte
أَنَّهُم onlar annahum
onlar
مَّبْعُوثُونَ tekrar diriltileceklerini mabʿūthūna
tekrar diriltileceklerini
٤ (4)
(4)
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?
83:5
لِيَوْمٍ bir gün için liyawmin
bir gün için
عَظِيمٍۢ büyük ʿaẓīmin
büyük
٥ (5)
(5)
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?
83:6
يَوْمَ o gün yawma
o gün
يَقُومُ dururlar yaqūmu
dururlar
ٱلنَّاسُ insanlar l-nāsu
insanlar
لِرَبِّ Rabbinin divanında lirabbi
Rabbinin divanında
ٱلْعَـٰلَمِينَ alemlerin l-ʿālamīna
alemlerin
٦ (6)
(6)
O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.
83:7
كَلَّآ hayır kallā
hayır
إِنَّ doğrusu inna
doğrusu
كِتَـٰبَ yazıcısı kitāba
yazıcısı
ٱلْفُجَّارِ sapanların l-fujāri
sapanların
لَفِى elbette lafī
elbette
سِجِّينٍۢ Siccin'dedir sijjīnin
Siccin'dedir
٧ (7)
(7)
Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.
83:8
وَمَآ nedir? wamā
nedir?
أَدْرَىٰكَ sana bildiren adrāka
sana bildiren
مَا ne olduğunu
ne olduğunu
سِجِّينٌۭ Siccin('in) sijjīnun
Siccin('in)
٨ (8)
(8)
Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?
83:9
كِتَـٰبٌۭ bir Kitaptır kitābun
bir Kitaptır
مَّرْقُومٌۭ yazılmış marqūmun
yazılmış
٩ (9)
(9)
O, yazılmış bir kitaptır.
83:10
وَيْلٌۭ vay haline waylun
vay haline
يَوْمَئِذٍۢ o gün yawma-idhin
o gün
لِّلْمُكَذِّبِينَ yalanlayanların lil'mukadhibīna
yalanlayanların
١٠ (10)
(10)
Yalanlayanların o gün vay haline!
83:11
ٱلَّذِينَ onlar alladhīna
onlar
يُكَذِّبُونَ yalanlamaktadırlar yukadhibūna
yalanlamaktadırlar
بِيَوْمِ gününü biyawmi
gününü
ٱلدِّينِ ceza l-dīni
ceza
١١ (11)
(11)
Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.
83:12
وَمَا yalanlamaz wamā
yalanlamaz
يُكَذِّبُ can deny yukadhibu
can deny
بِهِۦٓ onu bihi
onu
إِلَّا başkası illā
başkası
كُلُّ her kullu
her
مُعْتَدٍ saldırgan muʿ'tadin
saldırgan
أَثِيمٍ günahkardan athīmin
günahkardan
١٢ (12)
(12)
Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.
83:13
إِذَا zaman idhā
zaman
تُتْلَىٰ okunduğu tut'lā
okunduğu
عَلَيْهِ ona ʿalayhi
ona
ءَايَـٰتُنَا ayetlerimiz āyātunā
ayetlerimiz
قَالَ der qāla
der
أَسَـٰطِيرُ masalları asāṭīru
masalları
ٱلْأَوَّلِينَ eskilerin l-awalīna
eskilerin
١٣ (13)
(13)
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der.
83:14
كَلَّا ۖ hayır kallā
hayır
بَلْ ۜ doğrusu bal
doğrusu
رَانَ paslanmıştır rāna
paslanmıştır
عَلَىٰ üzeri ʿalā
üzeri
قُلُوبِهِم kalblerinin qulūbihim
kalblerinin
مَّا şeyler
şeyler
كَانُوا۟ oldukları kānū
oldukları
يَكْسِبُونَ kazanıyor(lar) yaksibūna
kazanıyor(lar)
١٤ (14)
(14)
Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.
83:15
كَلَّآ hayır kallā
hayır
إِنَّهُمْ doğrusu onlar innahum
doğrusu onlar
عَن Rablerinden ʿan
Rablerinden
رَّبِّهِمْ their Lord rabbihim
their Lord
يَوْمَئِذٍۢ o gün yawma-idhin
o gün
لَّمَحْجُوبُونَ perdelenmişlerdir lamaḥjūbūna
perdelenmişlerdir
١٥ (15)
(15)
Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.
83:16
ثُمَّ sonra thumma
sonra
إِنَّهُمْ onlar innahum
onlar
لَصَالُوا۟ elbette gireceklerdir laṣālū
elbette gireceklerdir
ٱلْجَحِيمِ cehenneme l-jaḥīmi
cehenneme
١٦ (16)
(16)
Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.
83:17
ثُمَّ sonra thumma
sonra
يُقَالُ denilecektir yuqālu
denilecektir
هَـٰذَا işte budur hādhā
işte budur
ٱلَّذِى şey alladhī
şey
كُنتُم olduğunuz kuntum
olduğunuz
بِهِۦ onu bihi
onu
تُكَذِّبُونَ yalanlıyor(lar) tukadhibūna
yalanlıyor(lar)
١٧ (17)
(17)
Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.
83:18
كَلَّآ hayır kallā
hayır
إِنَّ şüphesiz inna
şüphesiz
كِتَـٰبَ yazısı kitāba
yazısı
ٱلْأَبْرَارِ iyilerin l-abrāri
iyilerin
لَفِى elbette lafī
elbette
عِلِّيِّينَ İlliyyindedir ʿilliyyīna
İlliyyindedir
١٨ (18)
(18)
Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır.
83:19
وَمَآ nedir? wamā
nedir?
أَدْرَىٰكَ sana bildiren adrāka
sana bildiren
مَا ne olduğunu
ne olduğunu
عِلِّيُّونَ İlliyyin('in) ʿilliyyūna
İlliyyin('in)
١٩ (19)
(19)
O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?
83:20
كِتَـٰبٌۭ bir Kitaptır kitābun
bir Kitaptır
مَّرْقُومٌۭ yazılmış marqūmun
yazılmış
٢٠ (20)
(20)
O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
83:21
يَشْهَدُهُ ona tanık olurlar yashhaduhu
ona tanık olurlar
ٱلْمُقَرَّبُونَ yaklaştırılmış olanlar l-muqarabūna
yaklaştırılmış olanlar
٢١ (21)
(21)
O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
83:22
إِنَّ şüphesiz inna
şüphesiz
ٱلْأَبْرَارَ iyiler l-abrāra
iyiler
لَفِى elbette içindedirler lafī
elbette içindedirler
نَعِيمٍ ni'met naʿīmin
ni'met
٢٢ (22)
(22)
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
83:23
عَلَى üzerinde ʿalā
üzerinde
ٱلْأَرَآئِكِ divanlar l-arāiki
divanlar
يَنظُرُونَ oturup bakarlar yanẓurūna
oturup bakarlar
٢٣ (23)
(23)
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
83:24
تَعْرِفُ sezersin taʿrifu
sezersin
فِى yüzlerinde
yüzlerinde
وُجُوهِهِمْ their faces wujūhihim
their faces
نَضْرَةَ sevinç ve parıltısını naḍrata
sevinç ve parıltısını
ٱلنَّعِيمِ ni'metin l-naʿīmi
ni'metin
٢٤ (24)
(24)
Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.
83:25
يُسْقَوْنَ onlara içirilir yus'qawna
onlara içirilir
مِن halis bir şaraptan min
halis bir şaraptan
رَّحِيقٍۢ a pure wine raḥīqin
a pure wine
مَّخْتُومٍ mühürlü makhtūmin
mühürlü
٢٥ (25)
(25)
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
83:26
خِتَـٰمُهُۥ ki onun sonu khitāmuhu
ki onun sonu
مِسْكٌۭ ۚ misktir mis'kun
misktir
وَفِى ve wafī
ve
ذَٰلِكَ işte bunun için dhālika
işte bunun için
فَلْيَتَنَافَسِ yarışsınlar falyatanāfasi
yarışsınlar
ٱلْمُتَنَـٰفِسُونَ yarışanlar l-mutanāfisūna
yarışanlar
٢٦ (26)
(26)
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
83:27
وَمِزَاجُهُۥ karışımı wamizājuhu
karışımı
مِن tesnimdendir min
tesnimdendir
تَسْنِيمٍ Tasneem tasnīmin
Tasneem
٢٧ (27)
(27)
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
83:28
عَيْنًۭا bir çeşme (ki) ʿaynan
bir çeşme (ki)
يَشْرَبُ içerler yashrabu
içerler
بِهَا ondan bihā
ondan
ٱلْمُقَرَّبُونَ yaklaştırılanlar l-muqarabūna
yaklaştırılanlar
٢٨ (28)
(28)
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
83:29
إِنَّ şüphesiz inna
şüphesiz
ٱلَّذِينَ kimseler alladhīna
kimseler
أَجْرَمُوا۟ suç işleyen(ler) ajramū
suç işleyen(ler)
كَانُوا۟ idiler kānū
idiler
مِنَ kimselere mina
kimselere
ٱلَّذِينَ those who alladhīna
those who
ءَامَنُوا۟ inanan(lara) āmanū
inanan(lara)
يَضْحَكُونَ gülüyor(lar) yaḍḥakūna
gülüyor(lar)
٢٩ (29)
(29)
Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.
83:30
وَإِذَا ve zaman wa-idhā
ve zaman
مَرُّوا۟ yanından geçtikleri marrū
yanından geçtikleri
بِهِمْ onların bihim
onların
يَتَغَامَزُونَ birbirlerine kaş göz ederlerdi yataghāmazūna
birbirlerine kaş göz ederlerdi
٣٠ (30)
(30)
Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.
83:31
وَإِذَا zaman da wa-idhā
zaman da
ٱنقَلَبُوٓا۟ döndükleri inqalabū
döndükleri
إِلَىٰٓ ailelerine ilā
ailelerine
أَهْلِهِمُ their people ahlihimu
their people
ٱنقَلَبُوا۟ dönerlerdi inqalabū
dönerlerdi
فَكِهِينَ eğlenerek fakihīna
eğlenerek
٣١ (31)
(31)
Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.
83:32
وَإِذَا ve zaman wa-idhā
ve zaman
رَأَوْهُمْ onları gördükleri ra-awhum
onları gördükleri
قَالُوٓا۟ derlerdi qālū
derlerdi
إِنَّ şüphesiz inna
şüphesiz
هَـٰٓؤُلَآءِ şunlar hāulāi
şunlar
لَضَآلُّونَ sapıklardır laḍāllūna
sapıklardır
٣٢ (32)
(32)
İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.
83:33
وَمَآ ve wamā
ve
أُرْسِلُوا۟ kendileri gönderilmemişlerdi ur'silū
kendileri gönderilmemişlerdi
عَلَيْهِمْ onların üzerine ʿalayhim
onların üzerine
حَـٰفِظِينَ bekçi olarak ḥāfiẓīna
bekçi olarak
٣٣ (33)
(33)
Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
83:34
فَٱلْيَوْمَ işte bugün fal-yawma
işte bugün
ٱلَّذِينَ kimseler alladhīna
kimseler
ءَامَنُوا۟ inanan(lar) āmanū
inanan(lar)
مِنَ kafirlere mina
kafirlere
ٱلْكُفَّارِ the disbelievers l-kufāri
the disbelievers
يَضْحَكُونَ gülerler yaḍḥakūna
gülerler
٣٤ (34)
(34)
Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler.
83:35
عَلَى üzerinde ʿalā
üzerinde
ٱلْأَرَآئِكِ divanlar l-arāiki
divanlar
يَنظُرُونَ (oturup) bakarlar yanẓurūna
(oturup) bakarlar
٣٥ (35)
(35)
Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.
83:36
هَلْ cezalandılarmı? hal
cezalandılarmı?
ثُوِّبَ been rewarded thuwwiba
been rewarded
ٱلْكُفَّارُ kafirler l-kufāru
kafirler
مَا şeylerle
şeylerle
كَانُوا۟ oldukları kānū
oldukları
يَفْعَلُونَ yapıyor(lar) yafʿalūna
yapıyor(lar)
٣٦ (36)
(36)
Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.